🥈 Could Ve Couldn T Konu Anlatımı
İngilizcedeyardımcı fiiller modals , esas fiile ( verb ) pek çok anlamı yüklemek için kullanılır. Could / may / might ; Konuşan kişinin emin olmadığında kullanırız; That could be the right bus./. Bu doğru otobüs olabilir. The job you are applying for might be difficult. / Başvurduğun iş zor olabilir. Must zorunluluk
Can ne. İngilizce Konu Anlatımı can / can’t konu anlatımı ve 10 soruluk boşluk doldurma testi. Konu detaylı olarak türkçe anlatılmıştır. 3., 4. ve 5.sınıf. Could / Couldn’t Can, can’t bulunduğumuz zaman içerisindeki yeteneklerimizden ya da olasılıklardan bahsetmek için kullanıdığımız yapılardır.
Ifwe don’t know the meaning of of a word, we can often make a guess from their prefixes. prefix / meaning / example. inter- / between / interaction. joined together/ interlocked. counter- / in opposition to / counterbalance. as a reaction to / counter-attack. super- / more than usual / superman. extremely / super-rich.
Ithappened so quickly I couldn’t react. It was so boring a lecture we almost fell asleep. Possible alternatives: It was such a cold morning that we stayed in. OR: It was so cold a morning that we stayed in. I’ve got so much time that I’ll do it. OR: I’ve got such a lot of time that I’ll do it.
Soruyaparken could özneden önce getirilir. Olumsuz yapmak için de sonuna olumsuzluk eki "not" eklenir. Kısaltması "couldn't" olur. Bu cümlelerde her zaman fiilin birinci hali kullanılır. - I could swim when I was 4 years old. (Dört yaşındayken yüzebilirdim.) - My father couldn't finish his work last night. (Babam dün gece işini
6 Geçmişte gerçekleşmemiş ya da mümkün olamayan durumları anlatırken could have+past participle kullanılır: The supermarket was closed yesterday. I couldn’t have bought milk. Süpermarket dün kapalıydı. Süt alamazdım./Süt almam olanaksızdı. Patrick was sick all last week. He couldn’t have come to class.
CanCould Konu Anlatımı: Can ve Could Kullanımı. Written by Beril Karaman Genel. Can ve Could modal verbleri (kipleri) kullanımı arasındaki farkı ve İngilizce cümle içinde nasıl kullanılacaklarını bilmek İngilizce öğrenirkenki süreçte oldukça önemlidir. Bu yazımızda bu iki modal verb (yardımcı fiiller/kipler) arasındaki farklardan ve nasıl kullanıldıklarından bahsedecek, bir başka kullanım olarak da Could Have yapısının olumlu olumsuz hallerini altbaşlık
YLvH. Bu yazıda 4 adımda would, could ve should kelimelerini nasıl kullanman gerektiğini detaylı anlatımlar ve örnek cümleler ile birlikte gösteriyorum. Böylece yazının sonunda sen de bu kelimeleri birbirlerinden ayırabileceksin. Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. = Bu kelimeleri 4 Adımda inceleyeceğiz. Adım 1 Bu kelimeler nedir? Bu kelimeler birer modal verb. Modal verb’leri, yapılan eylemleri modifiye etmek için kullanılan özel kelimeler gibi düşünebilirsin. Fiilleri modifiye ettikleri için, fiilden önce gelip o fiile belli zamanlarda ihtimal, zorunluluk, kabiliyet, istek gibi değişik anlamlar katmamızı sağlarlar. Modal verb’den sonra gelen fiil ise her zaman birinci hali ile olur. Would, could ve should ya da olumsuz olan wouldn’t, couldn’t ve shouldn’t kelimelerinin görevi de bu. Mesela çok basit bir cümleye bakalım. “I go.” bu cümle “Giderim.” demek. Modal verb kullanarak bu cümledeki “go” yani gitme eylemine değişik anlamlar katabiliriz ve hangi modal verb’ü kullanırsak anlam da ona göre değişiklik gösterir. I could go. – Gidebilirdim./Gidebilirim. I should go. – Gitmeliyim. I would go. – Giderdim. I might go. – Gitme ihtimalim var. Burada could, should, would ve might kelimeleri hep modal verb görevinde. Harika. Artık modal verb’ün ne olduğunu biliyorsun. Bu kelimeleri kullanarak bahsedilen eylemi farklı anlamlar katacak şekilde modifiye ediyoruz. Adım 2 Would, could ve should kelimelerinin temel anlamları Would, could ve should kelimelerine daha yakından bakalım. Öncelikle bu kelimelerin olumsuz halleri Wouldn’t, Couldn’t ve Shouldn’t şeklinde. Could kelimesi, gerçekleşmesi mümkün olan veya gerçekleşme ihtimali olan bir eylemi anlatmak için kullanılır. Ayrıca “can” modal verb’ünün geçmiş zaman hali olarak da kullanılır ve bu kullanımda geçmişte sahip olduğun bir beceriyi belirtir. Eğer ifade geçmiş zamandaysa, can kelimesinin geçmişi olarak kullanılmış demektir ve geçmişteki bir beceriyi belirtir. Eğer ifade geniş zamanda veya gelecek zamandaysa da, gerçekşemesi mümkün olan ya da gerçekleşme ihtimali olan bir şeyi belirtir. Şimdi would kelimesine bakalım. Would kelimesi, hayali bir durumda veya belli şartlar sağlandığında gerçekleşebilecek bir eylemi, gelecekte olabilecek bir eylemi veya geçmişte düzenli olarak yapılan bir eylemi belirtmeye yarar. ve should kelimesi, gerçekleşmesi gereken bir eylemi anlatmak için kullanılır. Genel çerçevede bu kelimelerin işlevleri bunlar. Adım 3 Would, could ve should arasındaki temel farkı örneklerle anlayalım Bunu yapmak için de aynı cümle üzerinden giderek bu 3 kelimenin anlamı nasıl etkilediğini inceleyelim. “I swim every day” cümlesini ele alalım. Bu cümle “Her gün yüzerim” demek. Bu cümleyi kurarken would, could ve should modal verb’lerinin cümlenin anlamını nasıl değiştirdiğini inceleyelim. I would swim every gün yüzerdim. Burada geçmişte düzenli olarak yaptığım bir eylemi her gün yüzerdim veya belli şartlar altında olabilecek bir eylemi anlatıyorum zamanım olsa her gün yüzerdim gibi. Eğer bu cümleyi “I could swim every day” şeklinde söylersem iki farklı anlama gelebilir. “Her gün yüzebilirdim” veya “Her gün yüzebilirim.” Eğer geniş zamanda veya gelecek zamanda konuşuyorsam, “Her gün yüzebilirim” demiş olurum. Bu durumda, şu anda bulunduğum şartlar altında yüzebilme ihtimalimin olduğunu belirtmiş oluyorum. Eğer geçmiş zamanda konuşuyorsam da, “Her gün yüzebiliyordum” demiş oluyorum ve geçmişte sahip olduğum bir beceriyi belirtmiş oluyorum. Bu kullanım da “can” modal verb’ünün geçmiş zaman hali görevinde. Son olarak eğer “I should swim every day” dersem, “Her gün yüzmeliyim” demiş olurum. Bu durumda da her gün yüzmem gerektiğini, bu eylemin gerçekleşmesi gerektiğini belirtiyorum. Bir örnek setine daha bakalım I would be olurdum. Yine bu cümlede ya hayali bir durumda mümkün olan bir eylemi anlatıyorum ya da geçmişte düzenli olarak yaptığım bir eylemi belirtiyorum. I could be happy. Bu sefer de geniş zamanda veya gelecek zamanda konuşuyorsam, “Mutlu olabilirim” demiş oluyorum. Eğer geçmiş zamanda konuşuyorsam bu durumda could, can kelimesinin geçmiş hali olarak kullanılır ve geçmişte sahip olduğum bir beceriden bahsetmiş olurum. I should be olmalıyım. Bu cümlede gerçekleşmesi gereken bir eylemi belirtmiş olurum. Adım 4 Her zaman anlamı bir bütün olarak değerlendir. Bu kelimelerin hangi anlamda kullanıldığını anlamak için, mutlaka söylenen cümleyi bir anlam bütününde anlaman lazım. Bunun sebebi, anlamların değişkenlik gösterebilmesi. Bunu Türkçe konuşurken de yapıyoruz. Bir örnek üzerinden ne demek istediğimi daha iyi gösterebilirim. Mesela “I would swim” cümlesine tekrar bakalım. Bu cümle “Yüzerdim” demek. Sadece bu şekilde baktığında, bu cümlenin hangi anlama geldiğini anlamak zor. “Geçen sene her gün yüzerdim” gibi bir anlama gelebileceği gibi “Zamanım olsa her gün yüzerdim” anlamına da gelebilir. Bu cümleler sırasıyla Last year, I would swim every I had time, I would swim every day. Aynı Türkçe konuşurken olduğu gibi, bu farkı belirleyen şey, genel anlam, cümlenin zamanı ve konuşan kişinin anlattıkları. İlk cümlede “geçen sene” dediğim an geçmişten bahsettiğim anlaşılıyor. İkinci cümlede ise “zamanım olsaydı” şeklinde başladığım için hayali bir durumdan bahsettiğim hemen belli oluyor. Bu da would kelimesinin kattığı anlamı etkiliyor. Could üzerinden de iki cümleye bakalım. Bu kelime de geniş zamanda ve gelecek zamanda kullanıldığında, gerçekleşme ihtimali olan bir eylemi anlatır. Geçmiş zamanda kullanıldığındaysa “can” kelimesinin geçmiş hali olarak kullanılır ve geçmişte bir beceri veya yetenek belirtmek için kullanılır. Mesela; When you were 4 years old, you could yaşındayken okuyabiliyordun. Bu cümle geçmiş zamanda çünkü cümleye “when you were 4 years old” yani “sen 4 yaşındayken” ifadesi ile başlıyorum. Böyle olduğu için de could kelimesi geçmişte sahip olunun bir yeteneği veya beceriyi belirtir. We could stay here akşam burada kalabiliriz. Bu cümle gelecek zamanda. Bu durumda da gerçekleşme ihtimali olan bir eylemi anlatmış oluyorum. Yine buradaki farkı genel anlamdan çıkartman lazım. Son olarak should kelimesine bakalım., Should kelimesi genel olarak olması gereken bir şeyi belirtir ve eylemlere bu anlamı katar. Mesela “We should go” dersem “Gitmeliyiz” demiş olurum. Veya “We should sit here” cümlesi “Burada oturmalıyız” demek. Should kelimesinin would ve could kelimesine göre ince noktaları daha az. Özetle, bu kelimeleri doğru bir şekilde kullanmak istiyorsan, her zaman anlam bütünlüğüne dikkat etmen önemli. Anlamdaki ince farkları, Türkçe konuşurken de olduğu gibi konuşulan konu ve cümlenin zamanı belirliyor. O yüzden her zaman anlamı bir bütün olarak değerlendirmen önemli. İşin özünde hatırlaman gereken şey şu Could, geniş zamanda veya gelecek zamanda gerçekleşebilecek veya yapılabilecek bir şeyi anlatır. Geçmiş zamanda ise bir yetenek veya beceri belirtir. Would, belli şartlar altında olabilecek bir şeyi anlatır veya geçmiş zamanda konuşulduğunda, eskiden yapılan bir eylemi anlatır. ve should, olması gereken bir şeyi anlatır. Bu fark ile birlikte genel anlamı her zaman göz önünde bulundurursan, zamanla bu kelimeleri rahatlıkla anlayıp kullanabileceğini göreceksin. Süper, would, could, ve should kelimelerini bildiğimize göre birkaç karışık örnek yapabiliriz. It was dark, but I could see the clouds in the ama gökyüzünde bulutları görebiliyordum. Cümlenin başında “it was dark” ifadesinden olayın geçmiş zamanda olduğunu anlayabiliyoruz. Bu yüzden de geçmişte sahip olunan bir beceriyi veya yeteneği belirtiyor. When I was young, I would run 3 times a gençken haftada 3 kere koşardım. He is sick. He should hasta. Dinlenmeli. I would read more books if I had fazla zamanım olsaydı kitap okurdum. Burada “If I had time” yani “zamanım olsaydı” diyorum ve hayali bir şarttan bahsediyorum. Would kelimesi de belli şartlarda olabilecek bir olayı anlatır ve bu cümle “Daha fazla zamanım olsaydı kitap okurdum” demek. He could visit us next haftaya ziyaret edebilir. Burada da “next week” dediğim için eylemin gelecekte olduğunu anlayabiliyoruz. Bu nedenle could kelimesi cümleye bir ihtimal anlamı katar. You shouldn’t drive very hızlı araba sürmemelisin demek. Should, olması gereken bir eylemi belirtir. Burada olumsuz hali olan shouldn’t kullanıldığı için, olmaması gereken bir eylemi belirtmiş oluyorum. Evet, çok fazla ince detaya girmeden would, could ve should kelimeleri arasındaki temel farklar bunlar. Bu yazıda gösterdiğim ana farkları iyi bir şekilde anlayıp oturttuktan sonra, diğer daha ince anlamları anlaman da kolaylaşacak.
İngilizcede sık kullanılan ve kullanımı sırasında genellikle karıştırılan birçok cümle yapısı ve kelime bulunmaktadır. Bu yapılardan birisi de a “could” yapısıdır. Peki could yapısının kullanımı ve could yapısı ile ilgili cümleler nasıl olmalıdır? İngilizce konuları arasında oldukça önemli bir yere sahip olan “could/couldn’t konusunu mutlaka öğrenmeniz gerekir. Could modal verbünün kipi kullanımını İngilizce cümle içinde nasıl kullanacağınızı bilmek, İngilizce öğrenme süreciniz için oldukça önemli bir konuma sahiptir. Peki en çok kullanılan modal verb olan could yapısının kullanım alanları ve could yapısı ile ilgili cümleler nelerdir ? Bu Konu Dikkatinizi Çekebilir Can Yapısı Konu Anlatımı ve Can ile İlgili Örnek Cümleler! Bu yazımızda, konu ile ilgili merak edilenleri ve örnek cümleleri hakkında merak edilenleri sizler ile paylaşacağız. Could Yapısı Nasıl Kullanılır? İngilizcede sık kullanılan can ve could modal verbs’lerinin genel olarak ikisi de kişinin bir işi yapma ihtimalinin varlığından ya da yapabilmeye ilişkin yeteneğinden bahsetmektedir. Fakat ikisi arasındaki en belirgin farklardan biri kullanıldığı zaman kavramlarında ortaya çıkmaktadır. Can yapısı , şimdiki zamandan present tense içeren cümlelerde kullanılırken; could yapısı ise geçmiş zamandan past tense ile kurulan tüm cümlelerde kullanılır. Kısacası “Could” yardımcı fiili temel olarak “can” sözcüğünün geçmiş zamandaki halidir ancak birçok farklı kullanım şekli de mevcuttur. Could yapısı nasıl kullanılır birlikte inceleyelim Could; Anlamak, hatırlamak gibi fiiller ve beş duyu organıyla ilgili fiilleri görmek, duymak, hissetmek, tatmak, koklamak, devamlılık açısından ifade etmek için de kullanılır. Örnek When I entered the room, I could hear something scratching. Anlamı Odaya girdiğimde bir şeyin gıcırdadığını duyabiliyordum. Geçmişte sahip olunan beceriler ile ilgili kullanılır Örnek I could play basketball when I was 5 years old. Anlamı 5 yaşındayken basketbol oynayabiliyordum. Bir talep veya ricada bulunmak için kullanılır Örnek Could you tell me where the cinema is, please? Anlamı Lütfen sinemanın nerede olduğunu söyleyebilir misiniz? Örnek Could you please give me your pen? Anlamı Rica etsem kalemini verebilir misin? Geniş zaman cümlelerinde kullanıldığında ihtimalden bahseder fakat ihtimal daha düşüktür. Örnek You couldn’t pass the examination. Anlamı Kontrolü geçemeyebilirsin. Tahminde bulunmak için kullanılır. Örnek Could you guess its weight? Anlamı Ağırlığını tahmin edebilir misin? Öneride bulunmak için kullanılır Örnek You could take your cousin to the park. Anlamı Kuzenini parka götürebilirsin. Can ile could yapısı ile ilgili cümleler arasındaki farklardan biri de şartlı cümlelerde if clauses görülmektedir. Şartlı cümlelerde if clauses, if’in yer aldığı cümleden sonraki cümlede could yardımcı fiili kullanılabilmektedir. Type 2 denilen ve if’ten sonra geçmiş zaman simple past ile kurulan sonraki cümlede de “could” ya da “would” kullanılan cümlelerde could yer alabilmektedir. Örnek But if you could see me now, you’d be proud. Anlamı Eğer şu an beni görebilseydin, benimle gurur duyardın. Örnek If you studied hard, you could be a computer engineer. Anlamı Eğer çok çalışırsan, bir bilgisayar mühendisi olabilirsin. Could Cümle Yapısı Nasıl Olmalıdır? Could cümle yapıları aşağıdaki gibidir Olumlu Cümle Yapısı İNGİLİZCETÜRKÇE I can sing very iyi şarkı söyleyebilirim. I can go outside. Ben dışarı gidebilirim. He can repair your senin arabanı tamir edebilir. My grandfather could climb a ağaca tırmanabilirdi. I can help you with the housework Ev işinde sana yardım edebilirim. They managed to paint the whole room yesterday. Dün tüm odayı boyayabildiler I could bring you something to yiyecek birşey getirebilirim. I could take you out to dinner Seni yemeğe götürebilirim. Olumsuz Cümle Yapısı NOT Olumsuzluk eki “not”, “could” ile birlikte yazılırken “couldn’t” şeklinde kısaltılabilir. İNGİLİZCETÜRKÇE You couldn’t have seen Aslı. She is in İstanbul. Aslı’yı görmüş olamazsın. O İstanbul’da. I couldn’t swim when I was 5. 5 yaşındayken yüzemezdim. I couldn't write anything, couldn't do şey yazamadım, hiçbir şey yapamadım. I couldn't make her understand. Onun anlamasını sağlayamadım. He couldn’t come yesterday because he was ill. Hasta olduğu için gelemedi. Could Have ve Couldn’t Have Yapısı “Could Have V3” kip belirteci, geçmişte gerçekleşmesi mümkün olup da gerçekleşmemiş olan eylemleri ifade eder. Could have ve couldn’t have yapısı için aşağıdaki örneklere göz atalım. Özne + Should+ have + Fiil 3 + Nesne/kişi + Zaman Eki I could have gone directly to college, but I decided to travel for a year. Cümle başında kullanılan özneler he, she, it, I, you, we, they, kullanılacak olan could have ve couldn’t have yapısını etkilemez. ÖRNEK I could have called you yesterday. ANLAMI Seni dün arayabilirdim. Could have yapısı bazı kullanımlarda bir ihtimale işaret eder. ÖRNEK The fire could have been started by the burglars. ANLAMI Yangın, hırsızlar tarafından çıkartılmış olabilir. Could have yapısı, olumsuz olarak yani couldn’t have şeklinde kulanıldığında “öyle olmuş olamaz” anlamına gelir. ÖRNEK They couldn’t have had an accident. They were with me. ANLAMI Onlar kaza yapmış olamazlar. Onlar benimleydi. Could have yapısı bazen de eleştiri yapmak için kullanılır. ÖRNEK She could have moved to another house. ANLAMI Başka bir eve taşınabilirdi. Could have yapısı bazen olmayacağına inanılan durumlarda kullanılır. ÖRNEK It couldn’t have happened at a better time. ANLAMI Bu daha iyi bir zamanda olamazdı. Soru Cümlesi Yapısı Can ve Could modal verblerini kullanarak soru cümlesi yapısı oluştururken, yardımcı fiiller soru cümlesinin başında olur. Soru cümlesi yapısı oluşturmak için kullanabileceğiniz kural İNGİLİZCETÜRKÇE What could I do better tomorrow? Yarın daha iyi ne yapabilirim? Could I say anything I want? İstediğim şeyi söyleyebilir miyim? Could I say something, please? Bir şey söyleyebilir miyim lütfen? Could you drive last year? Geçen sene araba sürebilir miydin? Could I run a half marathon? Acaba bir yarı maraton koşabilir miyim? Could modal verbu ile ilgili örnek cümleler aşağıdaki gibidir İngilizceTürkçe I could not help edemedim. The doctor thought he could not yaşayamayacağını düşündü. We could say he has excellent bir zevki olduğunu söyleyebiliriz. I could not understand, and was ve sinirlendim. Could you carry that?Bunu taşıyabilir misin? He ran home as fast as he couldn’t, blowing the whistle as he kadar hızlı eve koştu, koşarken düdüğü çaldı. If she was wrong about him... but how could she be?Eğer onun hakkında yanılmışsa... ama nasıl olabilir? How could she have been such a fool?Nasıl bu kadar aptal olabilirdi? How could you know?Nasıl bilebilirsin? Alex and Jonathan wanted to help decorate, but there were some basic things that could be ve Jonathan dekorasyona yardım etmek istediler ama yapılabilecek bazı temel şeyler vardı. A person couldn't be in control all the kişi her zaman kontrol altında olamaz. BukyTalk ekibi olarak bu yazımızda sizlere “could kullanımı ve could ile ilgili cümleler” konuları hakkında çeşitli örnekler sunduk. Siz değerli okurlarımız için faydalı olmasını diler, okuduğunuz için teşekkür ederiz. Daha fazla bilgilendirici içerik için bizi takip edin! Öğrendiğiniz bilgileri pratiğe dönüştürmek için ücretsiz seansımıza katılın! Ardından size uygun BukyTalk Paketlerinden yararlanın!
COULD / COULDN'T KONU ANLATIMI Could, “can” modal kelimesinin geçmiş zaman şeklidir. * Geçmişteki yeteneklerden söz ederken olumlu durumlar için could, olumsuz durumlar için de couldn't kullanılır. - Could you climb a tree when you were child? Çocukken ağaca tırmanabilir miydin? - I could climb a tree when I was child. Çocukken ağaca tırmanabilirdim. - I couldn't climb a tree when I was child. Çocukken ağaca tırmanamazdım. * Rica ve izin isteme durumunda kullanılır. - Could I smoke? Sigara içebilir miyim? - Could you please open the window? Lütfen pencereyi açar mısınız? - Could I have another coffee? Bir kahve daha alabilir miyim? - Could you tell me where the pharmacy is, please? Eczanenin nerede olduğunu söyleyebilir misiniz, lütfen? * Olasılık ve ihtimal ve teklif anlamında kullanılabilir. - It could rain tonight. Yarın yağmur yağabilir. - The telephone is ringing. Who could it be? It could be my mom. Telefon çalıyor. Kim olabilir? Annem olabilir. * Öneri ve teklif anlamında kullanılabilir. -We could go to the cinema. Sinemaya gidebiliriz. - I could bring you a cup of coffee. Sana bir fincan kahve getirebilirim. * See, hear, understand gibi duyu fiilleriyle could kullanılır. - It was dark outside but I could see her. Dışarıda karanlıktı ama onu görebiliyordum. - I couldn't hear the music because there was too much noise. Çok fazla gürültü olduğu için müziği duyamadım. Popular Posts İngilizce tarih sormak - What day is today? Bugün günlerden ne? - It is Friday. Cuma - What day is it tomorrow? Yarın günlerden ne? - It is Saturday. Cumartesi - What is the date today? / What is today’s date? Bugünün tarihi ne? - Today is the second. / It is the second. Bugün ayın ikisi. * The ve sayının onun ardından gelmesi, ingilizcede tarih ifadelerinin bir kalıbıdır. - When is your birthday? Doğum günün ne zaman? - It is on the 14th of March. / It is on March the 14th. 14 Mart'ta. İngilizce tarih yazımı ★ Tarih yazımında Amerikan ingilizcesi ile İngiliz ingilizcesi arasında farklar bulunur. ⋆ İngiliz ingilizcesinde tarih formatı DD / MM / YYYY = GÜN / AY / YIL ⋆ Amerikan ingilizcesinde tarih formatı MM / DD / YYYY = AY / GÜN / YIL 5 August 2011 - the fifth of August, 2011 ▸ 5th August 2011 - August the fifth, 2011 ▸ August 5th, 2011 8 May 2012 - the eighth of May, 2012 ▸ 8th May 2012 - May the eighth, 2012 ▸ as -dığı için , -dan dolayı since -dığı için, edeli, olalı because çünkü, dolayı, yüzünden now that -dığından, madem due to yüzünden, sayesinde, ötürü, dolayı owing to yüzünden, sayesinde, ötürü, dolayı because of yüzünden, sayesinde, ötürü, dolayı thanks to sayesinde as a result of sonuç olarak therefore onun için, bu nedenle, bu yüzden so bu yüzden, diye, yani, dolayısıyla concequently bu nedenle, sonuç olarak thus böylece, bu nedenle * As, since ve because bir şeyin nedeninden söz ederken kullanılır. “-den dolayı, ... yüzünden” anlamlarına gelirler. Eğer sözü edilen neden, söyleyen ve dinleyen tarafından biliniyorsa ya da bu neden cümlenin en önemli parçası değilse as ve since kullanılır. As ve since ile başlayan cümlecikler çoğunlukla cümlenin başına gelir. Because ise sözü edilen nedene daha çok vurgu yapar ve dinleyicinin bilmediği yeni fikirleri ifade eder. - As I was tired, I went to bed early. Yorgun olduğum için erkenden Must, İngilizce’de fiile “meli, malı” eki veren bir modaldır. Zorunluluk , yükümlülük bildiren cümleler kurmak için kullanılır. Must’ın geçmiş zaman kullanımı yoktur. Must; Have to ve Should ile anlam bakımından benzerlik gösterir. Kişinin kendinden kaynaklanan veya kendi fikrini içeren zorunluluklar ifade edilirken "must" kullanılır. D ı ş etkenlere bağlı olarak dışarıdan kaynaklanan zorunluluklar için ise " have to" kullanılır. " Must ve have to" çoğu zaman birbirinin yerlerine kullanılabilirler. " Should" ise bir şeyi yapmanın iyi olacağını ifade eder, yani tavsiyede bulunur. Must > Yapmalıyım. Have to > Yapmak zorundayım. Should > Yapsam iyi olur. Olumlu Cümleler Özne + Yardımcı Fiil must + Fiil - I must go to bed early. Erken yatmalıyım. - You must study lesson. Ders çalışmalısın. - We must be quiet. Sessiz olmalıyız. - You must show your passport. Pasaportunu göstermelisin. - He must study less Have to Dışarıdan gelen kurallara uyma zorunluluğu bildirir. Olumlu Cümleler Cümlede öznelerimiz I, you, we, they olursa "have to", he, she, it olursa has to kullanılır. - I have to wear a suit at work. İşyerinde takım elbise giymem gerekiyor. - You have to be silent in the hospital. Hastanede sessiz olmalısınız. - He has to work seven days. Yedi gün çalışmak zorunda. - My father has to go to work on weekdays. Babamın hafta içi işe gitmesi gerekiyor. - We have to stay at the hotel tonight. Bu gece otelde kalmak zorundayız. Olumsuz Cümleler Yapmak zorunda değilim anlamında; I, you, we, they ile "don't have to", he, she, it ile "doesn't have to" kullanılır. - I don't have to wear a suit at work. İşyerinde takım elbise giymek zorunda değilim. - I don't have to call you. Seni aramak zorunda değilim. - We don’t have to get up early. Erken kalkmak zorunda değiliz - My father doesn't have to go to İngilizce yer edatları isimlerden önce kullanılan ve kullanıldığı ismi dolaylı tümlece çeviren kelimelerdir. in içinde, -de, -da * Genel anlamıyla, çevresi çoğu kez üstü de kapalı bir ortamın içinde demektir. - It is in the box. Kutunun içinde. - There is some water in the glass. Bardağın içinde biraz su var. - It is in the house. Evde. - I am in the kitchen. Mutfaktayım. - They are in the classroom. Sınıftalar. - The dog is in the garden. Köpek bahçede. - We are in the sea. Denizdeyiz. - Linda is in the car. Linda arabada. - I am in the helicopter. Helikopterdeyim. * Kıtalar, ülkeler, eyaletler, şehir vb. ile kullanılırken yer belirtir. - We are in Turkey. Türkiyedeyiz. - I am in İstanbul. İstanbul'dayım. * Hal ve durum göstermede kullanılabilir. - We are in trouble. Başımız belada. * Diğer in bed, in the newspaper, in the book, in the picture, in the sky, in the street etc. on üzerinde, de, -da * Üzerinde üstünde anlamınd
Kullanım Alanları / Usage İçerisinde bulunduğumuz andaki yeteneklerimizden ve yapabildiğimiz şeylerden bahsederken “can”yapısını kullanırız. Examples / Örnekler » I can speak English. Ben İngilizce konuşabilirim. » She can play table tennis.O masa tenisi oynabilir. Could ise can yapısının geçmiş zamandaki halidir, yani geçmişteki yeteneklerimizden ve yapabildiğimiz şeylerden bahsederken COULD yapısı kullanılır. Could kendisinden sonra gelen fiile “–ebilirdi, -abilirdi” ekini verir. Bu yapıyı kullanarak nasıl cümle kuracağımızı inceleyelim. Olumlu Cümleler / Affirmative Sentences Özne / Subject Yard. Fiil / A. Verbs Fiil / Verb Nesne / Object I You He She It We You They COULD drive a car. Olumlu cümle kurarken tüm öznelerden kişilerden sonra could gelir ve fiil yalın halinde yani hiçbir ek almadan kullanılmalıdır. Examples / Örnekler » When I was young, I could run fast. Ben gençken, hızlı koşabilirdim. » I could run three kilometres in seven minutes. 7 dakika içinde 3 kilometre koşabilirdim. Olumsuz Cümleler / Negative Sentences Özne / Subject Yard. Fiil / A. Verbs Fiil / Verb Nesne / Object I You He She It We You They COULD NOT COULDN’T read English books. > Geçmişte bir şeyi yapamadığımızı ifade ederken “could” dan sonra olumsuzluk eki olan “NOT” getirilir, cümle yapısında başka bir değişiklik olmaz. Examples / Örnekler » I couldn’t drive a car two years ago but now I can. 2 sene önce araba süremezdim ama şimdi sürebilirim.» Ali couldn’t buy the gold necklace because it was too expensive. Ali altın kolyeyi satın alamadı çünkü kolye çok pahalıydı. Soru Cümleleri / Interrogative Sentences Yard. Fiil / A. Verbs Özne / Subject Fiil / Verb Nesne / Object COULD I You He She It We You They climb a tree? > Soru sorarken COULD başa alınır. Could ile sorulan sorulara olumlu ve olumsuz kısa cevaplar şu şekilde verilir Examples / Örnekler » Could she count to a hundred when she was three years old? O, üç yaşındayken yüze kadar sayabilir miydi? Yes,she could. / No, she couldn’t. Evet, o sayabilirdi. / Hayır,o sayamazdı.» Could your grandfather run fast forty years ago? Senin büyükbaban 40 yıl önce hızlı koşabilir miydi? Yes , he could. / No,he couldn’t. Evet, o koşabilirdi. / Hayır, o koşamazdı. > Ayrıca Could, soru cümlelerinde birisinden bir şey isterken, ricada bulunurken kullanılır. Bu kullanım şekli oldukça kibar resmi bir kullanımdır. Examples / Örnekler » Could you tell me where the hospital is, please? Hastanenin nerde olduğunu bana söyler misiniz lütfen? Bu konunun anlatımında adresindeki verilerden faydalanılmıştır.
İngilizce Could Modal Verb İngilizcede Could bir yardımcı fiildir, modal yardımcı fiilidirModal Verb. Could, geçmişte bir şeyin mümkün olup olmadığı ya da birisinin birşeyi yapma becerisinin olup olmadığını anlatırken kullanılır. Rica, istek, izin gibi durumlarda da ingilizcede could kullanılabilir geçmişteki olasılık, ihtimal, kabliyet veya yeteneklerden bahsederken istekte bulunurken İngilizce Could'un Genel Yapısı Özne + Could Modal Verb + esas fiil Özneyardımcı fiilesas fiil +I couldplaytennis. -He could notplaytennis. couldn't? Couldyouplaytennis? Yukarıdaki örnek cümlelerde şunlara dikkat edelim Cümle içinde "Could" da herhangi bir dğeişiklik yok. Esas fiil yalın halde kullanılır. İngilizcede Could'un Kullanımı İngilizce Could Modal Verb Olasılıkların ve yeteneklerin anlatıldığı durumlarda kullanılır My grandfather could speak five languages. Büyük babam 5 dil konuşabilirdi. Alf played well but he couldn't beat Jack. . Alf iyi oynadı ama Jack'i yenemedi. Geçmişteki genel anlamlı yeteneklerden söz ederken olumlu durumlar için could, olumsuz durumlar için de couldn't kullanılır. Eğer belirli bir zamandan bahsediyorsak, olumlu durumlarda be able to, olumsuz durumlarda da couldn't kullanılır. Olumlu Jack was an excellent tennis player. He could beat anybody. Jack harika bir oyuncuydu. Herkesi yenerdi. Herkese karşı genel bir yeteneği vardı. Jack and Alf had a game of tennis yesterday. Alf played very well but in the end Jack was able to beat him. Jack ve Alf dün tenis oynadı. Alf çok iyi oynadı ama sonunda Jack onu yenmeyi başardı. Belirli bir oyun söz konusu. Olumsuz My grandfather couldn't swim. İngilizce Could Modal Verb İstek, rica durumlarında Could, soru cümlelerinde birisinden birşeyi yapmasını istediğimizde kullanılır. Bu kullanım şekli oldukça kibar resmi bir kullanımdır. Could you tell me where the hospital is, please? Hastanenin nerde olduğunu bana söylermisiniz lütfen?
could ve couldn t konu anlatımı