🌨️ For Cümle Başında Kullanılır Mı

Yazıdasatır başına alınan konuşmaları göstermek için kullanılır. Buna konuşma çizgisi de denir. Karşılıklı konuşmalarda konuşmanın ve konuşmacının değiştiğini belirtmek için cümlelerin başında (satır başında) kullanılır. Örnek: Bir hikâye müsveddesi, Panco ‘nun bir resmi, bir kalemi daha. 4. Sometimes cümle başında ve sonunda da kullanılabilir. Örnek: I sometimes eat lunch at school. Sometimes I eat lunch at school. I eat lunch at school sometimes. 5. Sıklık zarflarını sormak için HOW OFTEN soru kelimesi kullanırız. For neden belirten cümlenin başında kullanılır ancak bağlı bulunduğu cümle ikinci bölümde yer alır. He finished his meal quickly, for he hadn't eaten anything since the morning. (For'un bağlı bulunduğu cûmie başa gelemez.) Yalnızyazıldığında eklerin başında kullanılır.-e hali, -sız yapım eki, - ce. eşitlik eki. Eylemlerin sonuna mastar eki (-mek, - mak) yerine kullanılır. yaz-, bekle-, gör-, tanı-, yavaşla-Konuşma metinlerinde cümlelerin veya sözlerin başında kullanılır: Gazeteci ünlü şaire sordu: - Şiir gençlik döneminde mi yazılır? Bu görevde kullanılınca birleştirme çizgisi denir. Ayırmada satır sonunda ve satır başında tek harf bırakılmaz ve kesme işareti satır sonuna geldiğinde yalnız kesme işareti kullanılır; ayrıca kısa çizgi kullanılmaz. Örnek: Tokat’tan 2. Ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır. TDK Yazım ve İmla Kılavuzu’ndan aldığımız bilgilerle ay isimleri şu şekilde kullanılıyor; 1.Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar. Eğer kendisinden sonra gelen ek varsa kesme işareti ile ayrılır. Örnek: 1 Haziran’dan itibaren şehir giriş çıkışlarında uygulanan yasaklar kalkıyor. (doğru) Olumlusoru cümle yapısı: Have I gone to Ankara. (Ankaraya gittin mi?) Have you broken my pen? (kalemimi kırdın mı?) Has he eaten all fruits? (Bütün meyveleri yedi mi) Has she done homeworks? (Ev ödevlerini yapmadı?) Olumsuz Soru cümle yapısı: Have not I gone to Ankara. (Ankara ya gitmedin mi)? Have not broken my pen? (kalemimi tbg8QDq. "VE" BAĞLACININ CÜMLE BAŞINDA KULLANILMASI HAKKINDA Zaman zaman burada paylaştığım yazılarımda görmüşsünüzdür Bir cümleyi bitirdikten sonra nokta koyarım ve ondan sonraki cümleye "ve" bağlacıyla başlarım. Burada önemli olan ve dikkat ettiğim husus; "ve" bağlacıyla başlayan bu cümlenin kendisinden önceki cümleye bağlı olarak bir önceki cümleyle bir bağ kurması, vurgulama işlevini üstlenmesi, anlamı kuvvetlendirmesi ve bu sayede etkileyici ve söz güzelliğine sahip bir ifade olma amacı taşımasıdır. Bunu ne kadar başarabildiğimi bilmiyorum. Nitekim, ünlü romancılarımızın bazıları da cümlelerine genellikle kendisinden önce bitmiş ve sonuna nokta konmuş bir cümleden sonra "ve" bağlacıyla başladıkları gibi, bazen üniversite giriş sınavlarında sorulan -ve ünlü yazarların yazılarından alınan- metinlerde de "ve" bağlacıyla başlayan cümlelere rastlamaktayız. Bu konuda çok sevdiğim bir dostumun bir sorusu üzerine biraz ayrıntılı bir yazı yazmak istediğimden cümle başında "ve" bağlacının kullanımına değinmek ve bu konudaki fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Her şeyden önce bu hususta -bildiğim kadarıyla- iki farklı görüş var. Zira öğrencilik yıllarımda Türkçe öğretmenlerimden bazıları "ve" kelimesinin bir bağlaç olmasından hareketle, cümlede iki ögeyi birleştiren bağlayıcı bir işlev taşıdıklarını, sözcüklerin ya da cümleciklerin arasında yer aldığını, bu nedenle ilk harfinin küçük yazılması gerektiğini ve kesinlikle cümlenin "ve" bağlacıyla başlamayacağını dolayısıyla "ve" bağlacının ilk harfinin büyük yazılamayacağını söylerlerdi. Buna karşılık bazı Türkçe öğretmenlerim de "ancak", "fakat", "lakin" bağlaçları gibi "ve" bağlacının da cümle başında yer alabileceğini, cümleyi vurgulamak için kullanılabileceğini, yazarın yeteneğine bağlı olarak bunun daha kuvvetli bir ifade tarzı olabileceğini söylerlerdi. Hatırlarsanız o dönemde öğretmenlerimiz devrik cümle kullanmamamız gerektiğini, fakat doğru yerde ve zamanda devrik cümle kullanabiliyorsak bunun söz sanatını güçlendireceğini ancak herkesin devrik cümleye başvurmaması gerektiğini zira bunun hataya yol açabileceğini, bu yüzden de en doğrusunun devrik cümleden uzak durmak olduğunu da söylerlerdi. Bu açıdan baktığımızda ben, "ve" bağlacının cümle başında kullanılması konusunu biraz da bu "devrik cümle" konusuna benzetiyorum. Yani okuyucuda bir etki oluşturabiliyorsa, anlamı kuvvetlendiriyorsa ve niyeti ifade etmede önemli bir araç rolünü üstlenebiliyorsa tıpkı devrik cümle kullanımında olduğu gibi cümle başında da "ve" bağlacı kullanılabilir bana göre. Biraz önce yukarıda bu konuda -bildiğim kadarıyla- iki farklı görüş olduğunu söylemiştim. Ancak bunlar hayatım boyunca karşılaştığım ve Türkçe ile ilgilenen kişilerin genellikle Türkçe öğretmenlerinin görüşleriydi, oysa şimdiye kadar okuduğum ve uzmanlar tarafından dil üzerine yazılmış kitaplarda ve kılavuzlarda bu konuya rastlayamadım. Zira 1975 yılından bu yana Türk Dil Kurumu'nun çıkarmış olduğu ve elimde bulunan yazım kılavuzlarının hiçbirinde "ve" bağlacının cümle başında kullanılıp kullanılmayacağıyla ilgili bir bilgi bulunmamakta. "De", "ki", "ile" gibi birçok bağlacın kullanımını ayrıntılı olarak açıklayan TDK yazım kılavuzlarında "ve" bağlacının cümle başında kullanımıyla ilgili bir bilgi bulunmamasından hareketle bu bağlacın isteğe göre ancak doğru yerde ve zamanda cümle başında da kullanılabileceği sonucunu çıkartmak sanırım yanlış olmaz. Bu, yazıyı yazan kişinin ifade niyetine, anlamı kuvvetlendirmek istemesine ve bir önceki cümleyle sebep-sonuç ilişkisini kurmasına bağlı bence. Elbette ki; bir yazının giriş cümlesi için böyle bir kullanım "ve" bağlacıyla cümleye başlanması biraz eğreti durabilir. Ancak çok uzun ve bir sürü cümlecik ya da söz öbeğiyle dolu bir cümle bittikten sonra yeni cümleye "ve" bağlacıyla başlanması hem daha önceki cümleyi derleyip toplama görevi üstlenebilir hem de vurgulama işlevini yerine getirerek bir önceki cümlenin anlamını kuvvetlendirebilir. Nitekim Prof. Dr. Leyla Karahan'ın "Bir bağlaç, öge başında yer alabilir mi? Evet, alabilir. Nasıl, fakat, ama gibi bağlaçlar bir dil birimi olan cümlenin başında yer alabiliyorsa, sadece, yalnızca gibi bağlaçlar da başka bir dil birimi olan ögenin başında yer alabilir. Cümle başında kullanılan bağlaçlarla öge başında kullanılan kelimeler arasındaki bu ortak özellikler her iki grup kelimenin de aynı kategoride değerlendirilebilmesi için birer delil sayılmalıdır. Vurgulama işlevli dil birimlerini bağlaç kabul eden araştırmacılar, bunları diğer bağlaçlardan ayırmak için sınırlandırma, pekiştirme veya kuvvetlendirme bağlaçları/edatları terimlerini kullanmışlardır." görüşünden hareketle "ve" bağlacının da bu işlevleri yerine getirmek amacıyla cümle başında kullanılabileceği sonucunu çıkartmak sanırım doğru ve bilimsel bir yaklaşım olacaktır. Burada hemen, "ve" bağlacının cümle başında kullanımına örnek olması bakımından daha önce paylaştığım yazılarımdan bir iki örnek vermek istiyorum "...Çünkü bu imlâ ve noktalama işareti yanlışlarıyla dolu sözleri paylaştıkça bir virüs gibi yayılacak, doğru gibi algılanmaya devam edilecek, algı oluşturulacak ve yazıdaki dil birliğimiz kaybolacak. Ve benim dostlarımın böyle bir şeyi hiçbir zaman istemeyeceğine adım gibi eminim." Yukarıya aldığım ilk cümle bir yargıyı bildiriyor ve biraz uzun bir cümle. "Ve" bağlacıyla başlayan ikinci cümle ise dostlarımın ilk yargıya teşmili üzerinden ilk cümleyle bir bağ kuruyor ve hem anlamı hem de ifadeyi daha da kuvvetlendirebilmek adına yazdım. Elbette anlamı ve ifadeyi kuvvetlendirebilme konusunda ne kadar başarılı oldum, bilemiyorum. İkinci cümlede ilk cümleyle bağ kurmak açısından cümleye "ve" bağlacıyla başlamasaydım anlamı kuvvetlendirmek ve vurgu yapmak adına; belki "Benim dostlarımın da böyle bir şeyi hiçbir zaman istemeyeceğine adım gibi eminim." cümlesi kullanacak yani cümleye "ve" bağlacıyla başlamak yerine "dostlarımın" kelimesinden sonra "da" bağlacı kullanarak aynı anlamı ve tavrı vermeye çalışacaktım. Ancak bunun da önceki cümleye vurgu yapması bakımından "ve" bağlacıyla başlayan bir cümle kadar etkili olamayacağını düşünüyorum. Yine benim bir yazımdan başka bir örnek "...Tıpkı sigara yasağının konuluş amacında olduğu gibi, nasıl insanların dumansız bir alanda, sağlıklı bir şekilde yaşamayı isteme hakkı varsa ve bu hak bu konudaki yasağı meşru kılıyorsa; yine insanların Türkiye'de, Türkçe konuşulan, yazılan konuşulması ve yazılması gereken bir ülkede etrafları iş yeri levhalarındaki yabancı kelimelerle hatta bırakın yabancı kelimeyi, Türkçe - İngilizce - Fransızca ne olduğu belirsiz garip tamlamalarla kuşatılmış bir şekilde dolaşmayı ve bu işgali görmeyi istememeye hakkı olması da bu konudaki bazı yasakları meşru kılacaktır. Ve umuyorum ki, zamanla bu yasaklarla korunan bir şey değil, bu ülkenin bütün insanları tarafından kendiliğinden titizlikle üzerinde durulan bir konu olacaktır." Yukarıdaki paragrafta bulunan iki cümleyi ele alacak olursak; ilk cümle yine bir yargıyı bildiriyor, birçok söz öbekleriyle dolu ve epey uzun bir cümle. İkinci cümlenin başı ise "ve" bağlacıyla başlıyor, önceki uzun cümleyle benim gelecekteki umudum üzerinden bir bağ kuruyor, geleceğe dair ümidimi vurguluyor ve hislerimi kendime göre daha kuvvetli ifade etmeme sebep oluyor. Örneğin ikinci cümleye "Ve umuyorum ki..." yerine "Umuyorum ki..." sözüyle başlasaydım bağ kurulan ilk cümleyi göz önüne alarak "ve" bağlacıyla başladığım cümlenin verdiği etkiyi vermeyeceğini düşünüyorum. Belki kullanımında çok başarılı ya da etkili olamayabiliyorumdur, ancak benim açımdan bazı cümlelere "ve" bağlacıyla başlamanın sebepleri bunlar. Özetleyecek olursam; Bugüne kadar bu konuda sadece bir zamanlar öğretmenlerimizin bir kısmının söylediği "Bağlaç olduğu için "ve" kelimesi cümle başında bulunmaz." Ki, bazı öğretmenler de bu yargıya karşı çıkmaktadır. yargısı ve kişisel görüşler dışında, yazım kılavuzlarında ve bu konuda yazılmış en azından benim okuduğum eserlerde bu hususta bir kural bulunmaması, "ve" bağlacının cümle başında kullanılması hususunun morfolojik değil de semantik anlambilim açısından değer kazanıyor olması ve bu açıdan yüklendiği ve cümleye yüklediği anlama bakılarak hareket edilmesi gerektiği sonucundan hareketle; cümleye "ve" bağlacıyla başlamak her zaman değil ama bazı durumlarda kendisinden önceki bazen uzun olabilen ve o cümle içinde "ve" bağlacı kullanılması anlam bütünlüğünü, yapıyı bozabilecek ve karmaşıklığa yol açabilecek cümlelerle bir bağ kurmakta, vurgu işlevini üstlenmekte, anlamı kuvvetlendirmekte, niyeti ifade etmekte daha etkili olmakta ve bu yollarla daha çarpıcı bir sonuç cümlesi çıkmasına yardım etmektedir. Aklıma gelmişken; Emre Aköz'ün Sabah Gazetesi'ndeki bir köşe yazısında da değindiği üzere David Crystal'in "The Story of English in 100 Words" adlı kitabından öğrendiğimiz kadarıyla bu konu 19. yüzyılda İngiltere'de de tartışılmış ve öğretmenler "ve", "fakat" gibi bağlaçların cümlenin başında ilk kelime olarak kullanılmasına karşı çıkmış, hatta bunu öğrencilerine uyguladıkları yasak ve cezalarla engelleme yoluna gitmişler. Ancak bugün İngiliz edebiyatına ve günümüz yazarlarının kullanımına baktığımız zaman bırakın "ve" and, "fakat" but gibi bağlaçları, "için, sebebiyle for bağlacının bile cümle başında kullanıldığını görüyoruz. Yani bu konu öğretmenlerin fikirlerinden ziyade daha çok, dilin uygulayıcıları olan edebiyatçıların kullanımı ve bunu eserlerine yansıtabilmesiyle ilgili. Şimdi hemen aklıma gelmiyor ama Türk edebiyatına damgasını vurmuş pek çok eserde de romancılarımızın bazen cümle başında "ve" bağlacını kullandığını gördüm. Bu konuda ilk aklıma gelen örnek Nazım Hikmet'in bazı şiirlerinde ve eserlerinde "ve" bağlacını cümle başlarına getirmesi. Okudukça ve gözüme çarptıkça yazarlarımızın bu konudaki kullanımlarını bu yazımın sonuna eklerim. Sonuç olarak; yukarıda izah etmeye çalıştığım sebeplerden ötürü kendimce ve zaman zaman kendi içindeki anlam ve vurguyla ilgili kurallara bağlı kalarak "ve" bağlacını cümle başlarında kullanıyorum. Sadece "ve" değil "ki" bağlacını da bu şekilde kullanıyorum. Zira "ve" bağlacı için yazdıklarım "ki" bağlacı için de geçerli. Bunu yaparken ne derece başarılı oluyorum, bilemiyorum. Bu da sizlerin takdirinde... 17 Temmuz 2014 gitarisyen M. Feridun GÜLSAN Geçenlerde okuması çok zevkli bir İngilizce kitap aldım The Story of English in 100 Words 100 Kelimede İngilizcenin Öyküsü. Yazan David Crystal... İngiltere'nin ünlü dilbilimcilerinden olan David Crystal'ın eğlenceli otobiyografisinden daha önce bahsetmiştim. "Dünyanın En Komik Siparişi", 8 Ağustos 2009. Crystal bu kez deneme tadındaki 100 kısa incelemeyle, İngilizcenin ve İngiltere'nin tarihini anlatıyor. Darısı Türkçenin başına! Kitabı okurken ilginç bir bilgiye rastladım 19'uncu yüzyılda öğretmenler, büyük bir kampanya düzenleyerek "Ve", "Fakat" gibi bağlaçların, cümlenin başında, yani ilk kelime olarak kullanılmasına karşı çıkmış. Öğrencilere sert davranmış öğretmenler. O tür bağlaçların cümle başında kullanılmasını yasak ve cezalarla engellemeye çalışmışlar. "Bunun sonucunda..." diyor David Crystal, "birçok kuşak ve'nin, fakat'ın asla cümle başında kullanılmaması gerektiğine inanarak yetişti" diyor. Bizde de aynı kaygı var Benim öğretmenlerim de "Ve bağlacı cümle başında kullanılmaz çünkü onun işlevi iki cümleciği birleştirmektir" demişti. Lise yıllarına kadar böyle gitti. Sonra Nazım Hikmet şiiriyle tanıştık. O şiirlerden biri, Türkçe öğretmenlerimize olan güvenimizin çizilmesine yol açtı Küba Devrimi'ni anlattığı 'Havana Röportajı' adlı şiirin bir bölümünde şöyle diyordu Nazım Hikmet "... yıktılar Batista'yı 959'un ocağında ve 50 binlik orduyu ve şekerkamışı milyonerlerini yerlisini de Yankisini de ve tütün ve kahve milyonerlerinin yerlisini de Yankisini de ve kışlaları ve önlerinde cesetler çürüyen karakolları ve eroin toptancılarını ve kumarhaneleri ve Birleşik Amerika Devletleri hava, deniz ve kara kuvvetlerini ve Birleşik Amerika Devletleri dolarını ve Küba'nın havasında ağır çiçek kokularına karışık leş kokusu dağıldı yani Birleşik Amerika Devletleri kokusu" Bu şiirde 've' bağlacının kullanım biçimi, ağır çiçek kokusu gibi başımızı döndürmüştü. Demek 've' cümle başına da gelebiliyordu. Yeter ki yazarın derdini ifade etsin ve de okuru gönlünü çelsin... Acaba şimdi nasıl öğretiliyor? Kürtçe, Türkçede niye yok? David Crystal'ın kitabındaki "Brock" Porsuk maddesinde de Türkçeyi hatırlatan bir saptama okudum. İngiltere İngilizcesi de başka dillerden Fransızca, Almanca, İspanyolca, İsveççe, vb. birçok kelime almış. Bunlar zamanla İngilizceleşmiş. Niye? Tabii ki Anglo-Saksonların diğer kavimlerle ilişkisi nedeniyle Ticaret, savaş, evlilik... Ancak uzmanların tam açıklayamadığı bir durum var Nasıl oluyor da, onca ilişkiye rağmen, Keltçe'den Celtic İngilizceye pek az kelime girmiş? Keltçe yer adları çokmuş ama... Gündelik İngilizcede kullanılan Keltçe kelimeler 20'yi, 30'u geçmezmiş. Bunun bizle ne alakası mı var? Türklerle Kürtler yüzyıllardır birlikte yaşamalarına rağmen gündelik Türkçede kullanılan Kürtçe kelime pek az. Bir ara Türk Dil Kurumu tek örnek vermişti "Artık ne olursa olsun", "Ya batarım ya çıkarım", "ya hep ya hiç" anlamında, "Ya herrü ya merrü" deyimi... Sonra "Kürtçe" ibaresini kaldırdılar. Dildeki bu ilişkisizlik niye acaba? Yasal Uyarı Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın. İngilizcede "için" sözcüğünün karşılığının "for" olduğunu biliyor olabilirsiniz. Peki, her durumda “for” kullanmak doğru mudur? Bu yazımızda sizlerle hangi durumda "for", hangi durumda "to" kullanılması gerektiğini inceleyeceğiz. "için" anlamında yalnızca "for" kullanıldığını sanıyor ya da biliyorsanız, aşağıdaki cümleyi büyük olasılıkla siz de şöyle yazardınız “She is eating less for lose weight.” Kilo vermek için daha az yemek yiyor. Ancak yukarıdaki cümle yanlıştır. Kilo vermek bir amaçtır, değil mi? Burada, için derken "amacıyla" demek istiyoruz işin özünde. İçin yerine amacıyla dediğinizde anlam bozulmuyor gördüğünüz üzere. Öyleyse, amaç durumlarında for kullanamıyorsunuz ve onun yerine "to" kullanmanız gerekiyor. Yukarıdaki cümleyi de “She is eating less TO lose weight.” diye düzeltmemiz gerek bu durumda. Not To yerine "in order to" ya da "so as to" da kullanabilirsiniz. Amaç bölümü olumsuz yapıda olacaksa ikisinden birini kullanmak doğrudur I walked on my tiptoes in order NOT to / so as NOT to wake anyone up. Kimseyi uyandırmamak için parmak ucunda yürüdüm. Peki bu "for" nerede kullanılır? İnternette izlediğiniz yabancı videoların sonunda “Thanks for watching!” dediklerini duymuşsunuzdur. Burada bir amaç var mı? Yok. İzlediğiniz için teşekkürler derken izlediğinizden ötürü/dolayı teşekkürler demek istiyorlar. Eylem kullanmadan da for kullanabildiğimiz durumlar var. Örneğin I am going to work for the project. Proje için işe gidiyorum. Burada aslında bir amaç var. Eylem olmadan da amaçtan söz edilebiliyor bu tür durumlarda. For'dan sonra bir noun ad getirebiliyorsunuz. Türkçede yukarıdaki üç durumda da için kullandığımız "için" İngilizcede hangisini kullanacağımız kafa karıştırıcı olabiliyor. Son olarak for'un başka bir kullanımından söz edelim. Bir varlığın işlevinden ya da özelliğinden söz ederken to kullanılmaz, for kullanılır. Örnek The PC is used for storing data. Bilgisayar, veri saklamak için kullanılır. İngilizce konuşma odaklı bir dil kursu olan Konuşma Kulübü’nde CEFR kriterlerine uygun, güncel konulardan oluşan eğitim müfredatı ile İngilizceyi ilk dersten itibaren her ders konuşursunuz. Böylece İngilizce konuşurken öğrenmeniz gereken tüm ifadelere hâkim olursunuz. Türkiye’nin ilk ve tek 8 kişilik sınıflarında, her ders yeni bilgiler öğrenirsiniz ve İngilizceyi konuşarak öğrenme imkanı bulursunuz. Ders dışı aktivitelerimizden biri olan Grammar Club etkinliğimize katılabilir, gramerde eksik olduğunuz konuları tamamlayabilirsiniz.

for cümle başında kullanılır mı