🛷 Izmir Bölge Adliye Mahkemesi Hakimleri

Atandığı Görev: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliği Sicil No.: 33581 Adı Soyadı: Yalçın KURT Bulunduğu Görev: Konya Cumhuriyet Savcısı Atandığı Görev: Adana Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliği Sicil No.: 34452 Adı Soyadı: Bestami TEZCAN Bulunduğu Görev: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı İzmirBayraklı Adliyesi Satış Mağazası: Foça Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü: İzmir: 42: Foça Satış Mağazası: 43: İzmir Karşıyaka Satış Mağazası: 44: İzmir Hakimevi: 45: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi: 46: Buca K/A Cik Satış Mağazası - İlçe Merkezi: Buca K/A Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu İlMüdürümüz Sayın Ömer ALBAYRAK ile Çevre Yönetim ve Denetim Şube Müdürümüz Sayın Emrah MUVAFIK, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Bestami TEZCAN'ı makamında ziyaret ederek Sıfır Atık Belgesini takdim ettiler. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hakim Hamdi Çiftçi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Daire Başkanlığı’na, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Günay Güler, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Daire Çınarlı 1559. Sk. No:2, 35170 Konak/İzmir, Turkey bÖlgeadlİye mahkemesİ santral numarasi: (232) 398 35 00 . f blok zemİn kat baro odasi. telefon:232 400 63 63 . f blok 5. kat baro odasi. telefon: 232 502 34 55 – faks: 232 502 34 54 . sulh hukuk, tÜketİcİ, aslİye tİcaret, İŞ ve kadastro mahkemelerİ rehberİ İÇİn lÜtfen tiklayiniz 12Basketbol Sahası Efendibey, Yeni Niğde Evleri İç Yolu, 51200 Niğde Merkez/Niğde, Turkey Coordinate: 37.99821,34.692139 ZUhOe. Adres 1593/1 Sokak No10 İnce Plaza Bayraklı -İzmir İzmir Bölge İdare Mahkemesi İzmir Bölge İdare Mahkemesi,Bölge İdare Mahkemesi İzmir , İzmir Bölge İdare Mahkemesi telefon adres iletişim bilgileri, İdare Mahkemesi dosya sorgu, İdare Mahkemesi hakimleri, yürütmeyi durdurma, İdare Mahkemesi kararları, İdare Mahkemesi dava , başvuru, idari davalar, dosya sayısı, adalet portal, uyap portal, İdare Mahkemesi görevine giren davalar, devlet aleyhine davalar, idari işlemlerin iptali davaları, tam yargı davaları, devlet aleyhine tazminat davaları, idare mahkemesi davalarına karşı temyiz incelemesi Danıştay tarafından yapılmaktadır, tek hakim tarafından verilen kararlar Bölge İdare Mahkemesi tarafından incelenmektedir, İdari Yargılama Usulü Kanunu, İzmir Bölge İdare Mahkemesi yargı çevresi. İzmir Bölge İdare Mahkemesi. hakkındaki yorumlar ... İzmir Resmi Kurum telefon sorgulama, İzmir resmi kurum telefonlarının bulunduğu rehber sayfası hk. Firma Hakkında Yorum Yaz Ad ve Soyadınız Ad ve Soyadınızı Yazınız Ad ve Soyadınız E-Posta E-Postan yayınlanmayacak ! E-Posta Adresin Açıklama Firma Hakkındaki Düşüncelerin Açıklama Yorumlarımın takibini e-posta ile haber ver. Hata Bildirimi Yap Faaliyeti Bitmiş Eksik/Hatalı Bilgi İDARİ HAKİMLERİN ŞAHSİ SORUMLULUĞUHAKİMLERİN ŞAHSİ TAZMİN SORUMLULUĞUNDA İDARİ HAKİMLERİN DURUMU 1-HAKİM SORUMLULUĞU OLMALI MI? 2-HAKİMLERİN SORUMLULĞU İLE İLGİLİ MEVCUT YASAL DÜZENLEME 3-MEVCUT YASAL DÜZENLEMEDE İDARİ YARGI HAKİMLERİNİN DURUMU 4-HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU 575/2 YE GÖRE İDARİ HAKİMLERE KARŞI NEREDE DAVA AÇILABİLİR 5-SONUÇ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HAKİMLERİN ŞAHSİ TAZMİN SORULULUĞUNDA İDARİ HAKİMLERİN DURUMU 1-HAKİMLERİN SORUMLULUĞU OLMALI MI? Hakimler, Anayasanın 138, 139 ve uyarınca, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre görev yaparlar, Mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı genel olarak, hakimin hiçbir etki ve baskı altında kalmadan, objektif kararlar verebilmesini sağlamaya dönük müesseselerdir. Bu sebeple hakimler, bazı teminat mekanizmaları ile her türlü maddi, manevi baskıdan uzak tutulmaya çalışılmıştır. Ancak bu, hakimlerin mutlak olarak keyfince yargılama yapıp, kararlar verebileceği anlamına gelmemektedir. Aksi takdirde hakimi bağımsızlığı, zamanla hakim keyfiliğine dönüşebilir. Öte yandan Millet adına yetki kullanarak yapılan her faaliyetin, yargı denetimine açık olması, hukuk devletinin de gereğidir. Hakimler yargı yetkisini ilahi bir kudret adına değil, milletin ortak kabulü ile Millet adına kullanmaktadır. Bu sebeple hakimlerin yargısal faaliyet yaptıkları sıradaki fillerinden dolayı sorumluluk yolunun açık olması gerekir. Ancak bu yolun, çok katı şekli koşullara bağlanması da zorunludur. Çünkü, nasıl ki sınırsız, sorumsuz bir hakimlik müessesesi keyfilik yolunu açar ise, basit bir sorumluluk müessesesi de tutuk ve çekingen, korkak bir hakim sınıfının oluşmasına yol açar. Bu durumda hakimler verdikleri her kararda aleyhlerine tazminat davası açılacağı kaygısını taşır, itiraz, temyiz, ve kesin hüküm müesseseleri anlamsızlaşır. Hakim kendi aleyhine tazminat yoluna başvurulacağını hissettiği taraf lehine meyledebilir. Tüm bu sakıncaların da bertaraf edilmesi, hakimin sorumlu tutulmasından daha önemlidir. Aksi takdirde, bağımsız yargı ve hakimlik teminatlarının anlamı kalmaz. Sonuç olarak, hakimlerin sorumluluğu müessesesi kabul edilmekle birlikte hakimi huzursuz etmeyecek, çok katı koşullara bağlı bir müessese oluşturulmalıdır. 2-HAKİMİN SORUMLULĞU İLE İLGİLİ MEVCUT DÜZENLEME Bilindiği üzere hakimlerin asli görevi yargısal nitelikli olmakla birlikte idari görevleri de bulunmaktadır. İdari görevler açısından hakim, Adalet Bakanlığının bir görevlisi olup, bu sebeple doğacak zararlardan dolayı doğrudan Adalet Bakanlığı aleyhine takip yolu açıktır. 2802 Sayılı Kanun Madde 5 Ancak burada esas inceleme konusu yapılan hakimlerin yargısal faaliyet yaptığı sıradaki fiilleri sebebiyle şahsi tazminle sorumlu tutulmalarıdır. Burada sorumluluğun muhatabı doğrudan hakimdir. Çünkü hakim, yargısal faaliyeti herhangi bir idare adına değil doğrudan ve bağımsız olarak kendisi yürütmektedir. Hakimlerin şahsi sorumluluğunun iki türü bulunmaktadır. Öncelikle hakimin, yargısal faaliyet esnasında haksız fiil olarak nitelendirilebilecek fiilleri sebebiyle Borçlar Kanununun uyarınca tazmin sorumluluğu vardır. Örneğin, hakimin duruşmada taraflara hakaret etmesi Bun göre sorumluluk takibi genel hükümlere göre yapılır. Bir de esas inceleme konumuz olan hakimin yargısal faaliyeti esnasında Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununun sayılan 7 fiil sebebiyle sorumluluğu söz konusudur. Buna göre sorumluluk doğması için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun tahdidi olarak sayılan 7 fiilden birinin sabit olması ve yine yasada belirlenen usule göre dava açılması gerekmektedir. -1- Şu durumda, hakim aleyhine şahsi tazminat davası ya haksız fiil hükümlerine göre veya Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 573. ve devamında düzenlenen sorumluluk kapsamına göre açılabilir. Davanın hangi müesseseye dayandırıldığının dilekçede açıkça belirtilmesi gerekir. Çünkü her iki durumda yargılamanın şekil koşulları farklı olduğu gibi fillerin değerlendirilmesi ve subuta erip ermediğinin takdiri de farklıdır. Nitekim Konya İdare Mahkemesi Hakimlerine karşı 1 ve Hukuk Mahkemelerinde davacı ve ekilinin duruşmadan çıkarılması sebebiyle dava açılmıştır. Her iki mahkemede savunmalar doğrultusunda, davayı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun göre değerlendirmiş ve Danıştay’ın görevli olduğu gerekçesiyle görevden ret kararı verilmiştir. Ancak Yargıtay Dairesi Temyiz incelemesi sonucu, hakimlerin idari yargıda yargılanacaklarına dair hüküm bulunmadığı ve iddianın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun düzenleme dışında kaldığı gerekçesiyle bozma kararı vermiştir. K1995/1822 ve K10995/1831 Mahkemelerde bu bozma kararına uyarak, fiilin yargısal faaliyet içerisinde kaldığı ve iddianın sübut bulmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Yargıtay Dairesince bu kararlar onanmıştır. Bu kararlarda yargılamanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun kapsamında mı, yoksa Borçlar Kanunun kapsamında mı yapıldığı tam olarak ortaya konulamamıştır. Neticede sabit olmadığı söylenen fiil, Borçlar Kanununun göre haksız filmidir yoksa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun sayılan filmidir, net ortaya konulamamıştır. Gerçi Yargıtay Karında, iddianın düzenleme dışında kaldığı ifade edilmiştir. Kaldı ki isnat edilen fiil tamamıyla yargısal faaliyetle ilgili olup, haksız fiil hükümleri ile değerlendirilmesi olanaksızdır. Bu durumda davanın kapsamında değerlendirilip isnat olunan fiilin yasada sayılan 7 fiil kapsamında olmadığından reddedildiğini kabul etmek gerekmektedir. Netice itibariyle, hakimlerin yargılama faaliyeti sebebiyle Borçlar Kanununun Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 573 ve devamı maddelerden kaynaklanan şahsi tazmin sorumluluğu bulunmaktadır. 573 VE DEVMI MADDELERE GÖRE HKİM SORUMLULUĞU Yargısal görev esnasında bazı filler sebebiyle hakim sorumluluğu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 573 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde de, “Hakim ve icra reisi” tabiri kullanılmış olup, genel olarak hakimler ve icra tetkik mercii hakimleri kastedilmektedir. Maddede hakimlerin sorumlu tutulabileceği haller tahdidi olarak 7 madde halinde belirlenmiştir. Buna göre hakim aleyhine tazminat davası açılabilmesi için; “1-İki taraftan birini tesadüf ve iltizam veya garez ve nefsaniyet dolayısıyla diğeri aleyhine kanuna ve adalete mugayyir bir hüküm ve karar vermiş olması, 2-Kabili tevil ve izah olmayacak surette vazıh ve sarahati katiyei kanuniyeye mugayyir karar verilmiş olması, 3-Mahkeme zabıtnamesinde mevcut olmayan sebebe binaen hükmedilmiş olması, 4-Muhakeme zabıtnamesiyle kararların tağyir ve tahrif edilmiş ve söylenmeyen bir sözün hüküm ve karara müessir olacak surette söylenmiş gibi gösterilmiş olması, 5-İta veya temin veya vaad olunan menfaat doyası ile mugayiri kanun hüküm verilmiş olması, 6-İhkakı haktan istinkaf olunması, 7-Memuriyet vazifesini yapmakta ihmal ve terahi gösterilmesi veya kanuna göre verilen emirlerin makbul bir sebep olmaksızın yapılması” hallerinden birinin veya birkaçının -2- mevcut olması gerekir. Yasanın de, düzenlenen sorumluluk hali olan “İhkakı haktan istinkaf olunması” koşuları ayrıca açılmış ve bu durumda hakime önceden ihbarname tebliği zorunlu kılınmıştır. Müteakip ilk fıkrasında, dilekçe şekli genel dava dilekçelerinden ayrıca bazı koşullar bağlanmıştır. Örneğin, genel dava dilekçelerinde şahit listesinin ve delilerin bilahare ibrazı mümkün iken, bu davalarda dilekçe ekinde verilmesi zorunludur. Yine genel davalarda birçok eksiğin sonradan telafisi mümkün iken bu davada, eksik olması halinde re’sen dilekçenin reddine karar verilir. Oysa genel davalarda hakim eksikliği re’sen dikkate almaz. Ayrıca dava vekil eliyle açılıyor ise, Yargıtay kararları gereği, özel vekalet verilmesi zorunludur. Aksi halde dilekçe re’sen reddedilir. Aynı maddenin da, hakimlerin görevli olduğu mahkeme dikkate alınarak, davanın hangi hakime karşı hangi mahkemede açılacağı sayılmıştır. Buna göre; -Sulh hakimi aleyhine, bulunduğu yer Asliye Mahkemesin, -İlçe Asliye Hakimi ve İcra Tetkik Mercii hakimi aleyhine, bulundukları il Asliye Mahkemesine, -İl Asliye Hakimi aleyhine ise, görülmekte olan davanın tabi olduğu temyiz dairesinde açılır. Anılan maddede Adli Yargıda, Ağır Ceza Hakimleri, Devlet Güvenlik Mahkemesi Hakimleri, Yargıtay tetkik hakimleri ve üyeleri ile Askeri Yargı ve İdari Yargı Hakileri ve Yüksek Mahkeme Bakan ve Üyeleri aleyhine nerede dava açılacağı belirtilmemiştir. Ancak bu yasal bir boşluk olmayıp kıyas yolu ile sayılan yargı mensuplarının tabi olacağı usulü belirtmek mümkündür. Çünkü yasa genel olarak “Hakim” sorumluluğunu düzenlemiş olup, hakimleri görev alanına göre ayırmamıştır. davanın sabit olması halinde, zarar ve ziyan ile yargılama giderlerinin tahsiline hükmolunacağı ise, davanın sabit olmaması halinde iddia sahibine para cezası ve dava edilen hakimin maddi manevi zarar ve ziyanına karşılık uygun bir tazminat hükmedileceği düzenlenmiştir. Burada önemli olan husus, davanın sabit olmaması halinde, davalı hakim talep etmese bile lehine tazminata hükmolunacağıdır. Görüldüğü gibi, mevcut hukuk sisteminde ilke olarak, hakimin sorumluluğu kabul edilmiş olu, eksik ve yetersiz de olsa, genel dava koşularından faklı, daha katı şekil koşulları öngörülmüştür. Yasada iki yönden eksiklik mevcuttur. aHakim aleyhine takip, hakimin huzursuzluğunu giderecek ölçüde katı koşulara tabi değildir. En alt kademede bir memur aleyhine bile tazminat davası Devlet aleyhine açılıp ceza davası da doğrudan açılmayıp lüzumu muhakeme kararı gerektiği halde, hakim aleyhine doğrudan dava açarak onu huzursuz etmek mümkündür. Nitekim Konya İdare Mahkemesinde görülen bedeli büyük bir ihale dosyasında, yürütmeyi durdurma kararı veren iki hakim aleyhine, esas karalarında görüşlerinden caydırmak veya esas karar katılmamalarını sağlamak sonucunu doğurabilecek şekilde anılan hükümlerden hareketle Yargıtay’da tazminat davası açılmıştır. Davacı, davasını kaybetmiştir. Ancak hakimlerin hiçbir huzursuzluk duymadığını söylemek de güçtür. Bu sebeple bu davanın açılabilmesi için kıdemli yargıçlardan oluşan bir kurulun iznini aramak gerekir. bYasa, 1927 tarihli olduğundan, mevcut yargı sistemimizi karşılamamaktadır. Örneğin, İdari yargı hakimleri, Askeri Yargı Hakimleri, Yüksek Mahkeme hakimleri aleyhine nerede dava açılacağı, ancak içtihatlar ile ve kıyas yolu ile belirlenebilecektir. -3- 4-HAKİM SORUMLUĞUNDA İDRİ HKİMLERİN DURUMU VE 575/ GÖRE İDARİ HAKİMELRE KARŞI NEREDE DAVA AÇILABİLECEĞİ Anayasanın ve 2802 Sayılı yasanın ilgili hükümleri gereği idari hakimleri de “Hakim” sınıfı içinde değerlendirildiği kuşkusuz olup, idari hakimler de tazminat sorumluluğu kapsamındadır. sorumluluk halini düzenleyen 7 koşulun varlığının idari yargı hakimi içinde sorumluluk doğuracağı tereddütsüzdür. Esas problem Eksiklik idari hakimler aleyhine nerede dava açılabileceği konusundadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun bu konuyu düzenlemiş olmakla birlikte, sadece Adli Yargının yapılanması dikkate alınarak düzenlenmiştir. İdari Yargının taşra teşkilatı Yerel Mahkemeler 1982 yılında kuruluş olup, adli yargının yapılanma şeklinden bambaşka bir yapıya sahiptir. Yerel İdari Mahkemeler, Bölge İdare Mahkemesi, İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkemesinden oluşmaktadır. Bu mahkemelerin hepsi de bir başkan ve iki üyeden oluşan heyet Halide yargısal faaliyet yürütmektedirler. İdare ve vergi mahkemelerinde bazı hallerde tek hakimle de karar verilebilmektedir. Ayrıca bu Mahkemeler genel olarak bölge Mahkemesi Konumunda olup, birden fazla il yetki alanına girmektedir. Yasa Adli Yargıya göre tespit yaparken, sulh hakimi, ilçe Asliye Hakimi ve İl Asliye Hakimi olarak ayrım idari hakimlerin tümü il Hatta bölge hakimidir. Ayrıca Sulh ve Asliye Hakimleri tek hakim olarak görev yaparken, idari hakimler heyet halinde görev yapmaktadırlar. Yasada idari hakimlerin sorumluluk dışı bırakıldığı anlamına gelmeyeceği muhakkaktır. Bu duruda, yargı yerinin kıyas yolu ile belirlenmesi gerekir. Yukarıdaki tasnife göre kıyas yapınca idari hakimler ne İlçe Sulh Hakimi, ne İlçe Asliye hakimi ne de İl Asliye Hakimi konumundadır. Birden fazla ilde yetkili olup, bir başkan ve iki üyeli heyet haline çalıştıklarında Ağır Ceza Heyeti Konumundadırlar. Dolaysı ile Ağır Ceza re’isi ve hakimlerinin tabi olduğu usule tabi olmaları gerekir. Yine idari hakimlerin tek hakimle verdikleri kararlar sebebiyle de İl Asliye Hakiminin tabi olduğu usule tabi olması gerekir. Yasada Ağır ceza hakimlerinin durumu da düzenlenmemekle birlikte bu konu Yargıtay karaları ile belirlenmiştir. Halen Ağır Ceza Hakimlerine karşı açılan davalar Direnside görülmektedir. Dairesi gün ve K1995/5872 sayılı kararı Keza Asliye Ceza Hakimleri aleyhine açılan davalardan da yasanın lafzının aksine, esas davanın görüleceği temyiz dairesine Ceza Dairesinde değil, yine Dairesinde görüleceği bir içtihadı birleştirme kararıyla hükme bağlanmıştır. İçtihadı Birleştirme Kurulu gün ve K1931/35 sayılı kararı Bu veriler ışığında öncelikle idari hakimler Bölge hakimi olması ve heyet halinde görev yapmaları sebebiyle Ağır Ceza Hakimlerinin konumunda olduğu ve aleyhlerine il mahkemelerinde dava açılamayacağı kuşkusuzdur. Burada kıyas yaparken İdari Hakimler tamamen Ağır Ceza Hakimleri konunda değerlendirmekte yanlış olur. Zira Ağır Ceza Hakimleri aleyhine Dairesinde dava açılmaktadır. Mutlak kıyas yaparsak idari hakimler aleyhine de Yargıtay Dairesinde dava açılmasını kabul etmek gerekir. Oysa idari yargı ile adli yargı iki yarı uzman yargı kolu olup Anayasanın bu ayrım belirtilmiştir. İdari Hakimler aleyhine açılan davanın dairesi veya başka bir Yargıtay dairesinde görülmesi Anayasanın yaptığı bu ayrıma ve Danıştay’ın İdari Yüksek Mahkeme konumuna aykırı olur. Ayrıca çalışma koşulları çok farklı olduğundan, hakimin sorumluluğu belirlenirken sağlıklı değerlendirme yapılamaz. Bu sebeple, yasanın getirdiği düzenlemenin lafzına göre çözüm bulunmalıdır. Yasanın -4- İl Asliye Hakimi aleyhine “…esas davanın tabi olduğu temyiz dairesinde rüyet olunur” denmektedir. Buna göre İdari Mahkemelerde görülmekte olan dava temyizen hangi Danıştay Dairesinde görülecek ise, tazminat davasına da o dairede bakılmalıdır. Buna Yasanın lafzı müsait olduğu gibi uzmanlık prensibi de bunu gerektirir. Çünkü yasa, esas davanın tabi olduğu temyiz dairesinden söz etmekte olup Yargıtay tabiri kullanılmamıştır. Ayrıca ilgili davadaki hakim hatalarını yine o davanın uzmanı olan daire daha sağlıklı takdir eder. Sonuç olarak idari hakimlere karşı açılacak davanın, Danıştay’ın bir dairesinde görülmesi yasanın lafzına ve uzmanlık gereklerine ve de Anayasanın belirlenen Adli-İdari Yargı ayrımına uygun olacaktır. Buna karşın, idari hakimlere karşı nerede dava açılması gerektiği konusunda Yargıtay’da da istikrarlı bir çözüm bulunmuş değildir. Konya İdare Mahkemesi Hakimleri aleyhine açılan ve yukarıda anılan davalarda, Yargıtay dairesince yerel mahkemenin Danıştay’ı görevli görerek verdikleri görev ret kararı bozularak dosya yerel mahkemeler gönderilmiş ve yerel mahkemelerin esastan verdikleri ret kararını onamıştır. Böylelikle İdari hakimlere karşı İl Asliye Hukuk Mahkemelerini yetkili kılmıştır. Oysa yanı şekilde bir başka idari hakim aleyhine doğrudan Yargıtay Dairesine açılan tazminat davası yerel mahkemeye gönderilmeyip esastan karara bağlanarak İdari Hakimlere karşı Yargıtay Dairesinde dava açılabileceğini kabul etmiştir. Buna göre de, yasa hükmünün İdari Hakimler açısından doğru yorumlanmadığı, İdari Yargı hakilerinin görev alanının ve görev dışı fiillerinin sağlıklı değerlendirilmediği sonucu çıkmaktadır. Bu sebeple Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun göre İdari Hakimler aleyhine çılan davanın Danıştay ilgili Dairesinde görülmesi hem kanunun lafzına, hem de uzmanlığın gereği ve yargı kolları ayrımına uygun düşecektir. 5-SONUÇ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Hukuk devletinde, yetkinin olduğu yerde sorumluluk olması zorunludur. Sorumsuz yetki keyfiyet ve zulüm doğurur. Bu yetkiyi kullanan hakim de olsa sorumluluk hali olmalıdır. Ancak sorumluluğun takibi açık katı şekil koşullarına bağlı olmalıdır ki, bağımsız yargı ve hakim teminatı anlamsızlaşmasın ve korkak-ürkek hakimler sınıfı oluşmasın. Bu Bağlamda; A-Hakim soruluğu, mevcut yargı kollarının tümünü kapsayacak şekilde Adli, İdari-Askeri ve Yüksek Yargıyı yeniden düzenlemeli ve dava açma izin koşuluna bağlanmalıdır. B-Mevcut Sistemde İdari Yargı hakimleri aleyhine Danıştay’da dava açılması olanaklı olup Danıştay Özel bir daire belirleyebilir içtihatların bu yönde oluşması sağlanmalıdır. Osman ERMUMCU Konya Mahkemesi Başkanı 32699 -5- Adalet Bakanlığı tarafından alım süreçleri yürütülen İdari Yargı Hakimleri hangi davalara bakarlar? İdari hakimler nerede çalışırlar? İdari Yargı Hakimlerinin görevleri nelerdir? Detaylara çalışmamızda ulaşabilirsiniz. İdari Yargı Hakimleri Hangi Davalara Bakarlar?İdari Yargı Hakimliği Nedir?Nasıl İdari Yargı Hakimi Olunur? İdari Yargı Hakimliği Sınavı Nasıldır?İdari Yargı Hakimliği Sınavı İçin Ön Eleme Sınavı Var Mı? İdari Yargı Hakimleri Hangi Davalara Bakarlar? İdari Yargı Hakimleri ; idari yargı konularına ilişkin davalara bakarlar. idare davalarının hükme bağlanmasında görevli olan yargı personelidir diyebiliriz. Adalet Bakanlığı İdari Yargı Hakimliği nedir? İdari Yargı Hakimliği sınavı nasıl? Nasıl idari yargı hakimi olunur? İdari yargı hakimleri ne iş yapar? İdari yargı hakimleri nerede çalışır? İdari yargı hakimleri hangi davalara bakarlar? Detayları çalışmamızda bulabilirsiniz. İdari Yargı Hakimliği Nedir? İdari yargı hakimliği, idari alanı ilgilendiren, idarenin taraf olduğu davaların incelenmesinde ve hükme bağlanmasında görevli olan yargı mensuplarının oluşturduğu kariyer mesleğidir. İdari yargı hakimliği mesleği, adli yargı hakimlik ve savcılık mesleğinden farklı olarak istisnai durumlar dışında savcılık mesleğini içermemektedir. Ancak Danıştay gibi üst yargı organlarında savcılık makamı istisnai olarak yer almaktadır. Nasıl İdari Yargı Hakimi Olunur? İdari Yargı Hakimliği Sınavı Nasıldır? İdari yargı hakimi olmak isteyen adayların Adalet Bakanlığı tarafından koordine edilen iki aşamalı sınav sürecini başarılı bir biçimde tamamlamaları gerekmektedir. Bu sınavların ilki yazılı yarışma sınavıdır ve sınavı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi ÖSYM gerçekleştirmektedir. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin düzenlediği Adalet Bakanlığı İdari Yargı Hakimliği yazılı sınavı, Bakanlık ile Başkanlık arasında gerçekleştirilen sınav protokolü esasları uyarınca gerçekleştirilmektedir. Adalet Bakanlığı İdari Yargı Hakimliği yazılı sınavı konularının neler olduğunu ve bu sınav konularına nasıl bir hazırlık yürütülebileceğini detaylı bir biçimde incelediğimiz çalışmamıza aşağıda yer alan yönlendirme yardımıyla erişebilirsiniz; İdari Yargı Hakimliği alımının ikinci aşaması olan sözlü mülakatlara katılabilmek için adayların yazılı sınavda en az 70 puana sahip olmaları ve Adalet Bakanlığı tarafından mesleğe alınacağı ilan edilen aday sayısının toplamda 3 katı kadar aday arasında yer almaları gerekmektedir. İdari Yargı Hakimliği Sınavı İçin Ön Eleme Sınavı Var Mı? 2019 yılında gerçekleştirilen yargı reformu ile getirilen düzenlemeler İdari Yargı Hakimliği mesleğine girmek isteyen adayların, sınava başvuruda bulunabilmeleri için bir ön eleme sınavında başarılı olmaları şartı getirilmiştir. Bu şart gereği adayların idari yargı ön sınavı adı verilen sınava katılmaları zorunlu tutulmuştur. Bu sınava kimlerin katılması gerektiği, sınav uygulamasının ne zaman başlayacağına dair detaylı bilgileri aşağıda yönlendirmesine yer verdiğimiz çalışmamızdan alabilirsiniz; İdari Yargı Hakimleri Nerede Çalışır? İdari Yargı Hakimleri Hangi Davalara Bakarlar? İdari Yargı Hakimliği mesleği, Adli Yargı Hakimliği mesleğinden farklı olarak adli davalara ve hukuk davalarına değil idari davalara, idareyi alakadar eden davalara bakmaktadırlar. Bu bağlamda İdari Yargı ağı, Adli Yargı ağına göre daha dar bir kapsama sahiptir. Bu yönden İdari Yargı Hakimlerinin çalışma alanı, Adli Yargı Hakimlerinin çalışma alanına göre daha az sayıda ile yayılı biçimde şekillenmiştir. İdari Yargı Hakimlerinin görev yaptıkları mahkemeler; İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve idari davalar bakımından üst yargı merci olan Danıştay’dır. Danıştay üst yargı merci olarak Ankara ilinde kuruludur. Türkiye’de Bölge İdare Mahkemesi olan iller; Ankara, İstanbul, İzmir, Erzurum, Gaziantep, Konya ve Samsun illeridir. Türkiye’de İdare Mahkemesi olan iller; Ankara, Bolu, Eskişehir, Kayseri, Yozgat, Kırıkkale, Sivas, Zonguldak, Kastamonu, Erzurum, Erzincan, Van, Gaziantep, Hatay, Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt, Adıyaman, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Malatya, Elazığ, İstanbul, Bursa, Edirne, Tekirdağ, Sakarya, Kocaeli, İzmir, Aydın, Muğla, Balıkesir, Denizli, Çanakkale, Kütahya, Manisa, Uşak, Konya, Adana, Mersin, Antalya, Isparta, Afyonkarahisar, Aksaray, Samsun, Çorum, Ordu, Tokat, Trabzon ve Rize’dir. Türkiye’de Vergi Mahkemesi olan iller; Ankara, Eskişehir, Kayseri, Kırıkkale, Sivas, Zonguldak, Erzurum, Van, Gaziantep, Hatay, Diyarbakır, Batman, Mardin, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Malatya, İstanbul, Edirne, Bursa, Tekirdağ, Sakarya, Kocaeli, İzmir, Aydın, Muğla, Balıkesir, Denizli, Manisa, Konya, Adana, Mersin, Antalya, Samsun, Çorum, Ordu, Trabzon illeridir. Her vergi mahkemesi olan yerde İdare Mahkemesi kurulu durumda iken gördüğünüz üzere her idare mahkemesi olan ilde vergi mahkemesi bulunmayabilir. İdari Yargı Hakimliği mesleğine giriş sınavlarında başarılı olarak mesleğe giren adaylar İdare, Vergi ya da Bölge İdare Mahkemelerinde görevlendirilebilmektedir. Ayrıca meslek mensuplarının tetkik hakimi olarak Danıştay’da görevlendirilmeleri ya da mesleğin ileri safhalarında üst yargı üyesi olarak Danıştay’da görev almaları da mümkün olmaktadır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun HSYK 2017 yılı adli yargı kararnamesi ile Aydın ve ilçe adliyelerinde görevli 37 hakim ve savcı, başka illerde görevlendirildi. Aydın genelindeki adliyelere 30 yeni hakim ve savcı atandı. HSYK 1’inci Dairesi’nin yayımladığı 2017 yılı adli yargı ihtiyaç kararnamesi ile Aydın Adliyesi ve ilçe adliyelerinde çok sayıda hakim ve savcının görev yeri değiştirildi. AYDIN’DAN 3 HAKİM GİTTİ, 2 HAKİM GELDİ Kararname ile Aydın hakimi Selşah Eker Tiryaki İzmir Bölge Adliye Mahkemesi üyeliğine, Aydın 2’nci Sulh Ceza Hakimi Erkan İlbay, Denizli Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığına atandı. Onların yerine Milas hakimi Ebru Özcan Asıl ile Hatay hakimi Ali Özdemir Aydın’a tayin edildi. Erzincan Cumhuriyet Savcısı Murat Oran, Akhisar Cumhuriyet Savcısı Şükrü Akyıl ve Milas Cumhuriyet Savcısı Mehmet Asıl Aydın Adliyesi’nde görevlendirildi. NAZİLLİ’DE 15 HAKİM-SAVCI DEĞİŞTİ Nazilli Adliyesi’nde görevli cumhuriyet savcıları Hüseyin Apaydın Ankara’ya, Vuslat Çakır Yeral Kırıkkale’ye atandı. Nazilli Cumhuriyet Savcısı Olcay Sözmez Mesut, Yargıtay tetkik hakimliğine getirilirken, İslâhiye Cumhuriyet Savcısı Sinan Ergüden, Reyhanlı Cumhuriyet Savcısı Yasin Dikici, Elazığ Cumhuriyet Savcısı Eren Ergün ve Orhaneli Cumhuriyet Savcısı Uğur Balcı Nazilli Adliyesi’nde görevlendirildi. Nazilli hakimleri Şehnaz Apaydın Ankara’ya, Gülşen Şen Çorum’a, Onur Kadakal Bodrum’a ve Ahmet Atasoy Kütahya’ya tayin edilirken Bingöl hakimi Vedat Bıkmaz, Tavşanlı hakimi Mustafa Bakır, Bingöl hakimi Gülşen Gölcük ve Taşova hakimi Birkan Yıldızhan Nazilli Adliyesi’ne atandı. Söke Adliyesi’nde yaşanan atamalar ise şöyle Söke Ağır Ceza Mahkemesi Başkan Erkan Ataman Van Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığına, Söke hakimi Haydar Şaban Karaköse Dinar Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığına, Söke hakimi Hatice Şahin Adana hakimliğine, Söke hakimi Gülay Söğüt Bursa hakimliğine, Söke hakimi Yeter Özcan Mardin hakimliğine, Söke hakimi Esra Karaman Ünye hakimliğine, Söke hakimi Nermin Çukadar Çağlar Erciş hakimliğine, Söke Hâkimi Ayşegül Ayan Büyükçetinkaya Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na, Erciş Cumhuriyet Savcısı Ali Çağlar Söke Cumhuriyet Savcılığı’na, Söke Cumhuriyet Savcısı Ali Büyükçetinkaya Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na getirildi. Van hakimi Akın Kavi, Refahiye hakimi Ebru Duman Ekinci ve Hakkari hakimi Mustafa Özgür Kabadayı Söke hakimliğine atandı. Germencik Cumhuriyet Savcısı İlker Şancı Söke Cumhuriyet Savcılığı’na, Söke Cumhuriyet Savcısı Recep Özcan Mardin Cumhuriyet Savcılığı’na tayin edildi. KUŞADASI’NDAN 5 HKİM FARKLI İLLERE TAYİN EDİLDİ Kuşadası hakimleri Hasan Aydın İstanbul’a, Başak Pektaş Denizli’ye, Gül Yıldız İstanbul Anadolu Adliyesi’ne, Ahmet Kılıç Hakkari’ye, Özge Metinoğlu Van’a atandı. Oltu hakimi Mehmet Emin Yüceer, Bitlis hakimi Ebru Engindeniz ve Hınıs hakimi Serdar Yücel Kuşadası Adliyesi’nde görevlendirildi. Kuşadası Cumhuriyet Savcıları Alperen Pektaş Denizli’ye, Alper Metinoğlu Van’a tayin edildi. Hüseyin Mısırlı, Mehtap Tandoğan ve Hakan Baran Kuşadası Cumhuriyet Savcılığı’na getirildi. Didim’de yaşanan değişim ise şöyle Didim Cumhuriyet Savcısı Sinan Alkılınç Kayseri’ye, Oltu Cumhuriyet Savcısı Hikmet Bilgil ve Erciş Cumhuriyet Savcısı Köksal Sekmen Didim’e atandı. Didim hakimleri Çiğdem Alkılınç Kayseri’ye, Alaattin Gülçün Yüksekova hakimliğine tayin edilirken Bingöl hakimi Ceyda Akdoğan Didim Adliyesi’nde görevlendirildi. GERMENCİK’TE 2 SAVCI GİTTİ, 2 SAVCI GELDİ Germencik Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcıları Emre Herdem Osmaniye’de, İlker Şancı Söke’de görevlendirilirken, Batman Cumhuriyet Savcısı Hakan Soydan ve Pülümür Cumhuriyet Savcısı Arzu Akyol Germencik Adliyesi’ne atandı. Bozdoğan Cumhuriyet Savcısı Muhsin Onay İstanbul hakimliğine ve Bozdoğan hakimi Rabia Yazkan Onay İstanbul hakimliklerine, Bozdoğan hakimi Firdevs Ünlü Burdur hakimliğine getirildi. Çine Adliyesi’nde görevli hakim Hatice Arslan Uşak’a atanırken yerine Kars hakimi Medine Özlem Rüzgar atandı. Çine Cumhuriyet Savcıları İdris Sözen Ünye’ye, Nazlı Sertap Yalçın ise Cizre’ye tayin edildi. NACİ ERİŞ BÖLGENİN EN BÜYÜK REZİDANS PROJESİ GOLD TOWERS... Adres Çınarlı Mahallesi Şehit Polis Fethi Sekin Caddesi No11/A Konak / İZMİR Telefon Santral 0232 411 20 00 Cumhuriyet Başsavcılığı Fax Numarası 0232 435 04 37 Cumhuriyet Başsavcılığı Elektronik Posta izmircbs

izmir bölge adliye mahkemesi hakimleri