🦘 Yunus Suresi 26 Ayet Ne Için Okunur

aSel1ZJ. Hastalandığımız zaman hemen hastaneye gideriz. Doktor doktor gezip, hastalığımıza şifa ararız. Peki asıl şifa bulduğumuz yer hastane midir? Ya da kutu kutu içtiğimiz ilaçlar mıdır? Bize asıl şifayı veren Allah’tır. Ne kadar çok hastaneye de gitsek, ilaç da tüketsek şifa bize her zaman aynı yerden gelir. Zaten çoğunlukla sağlığımıza kavuşup, hastalıktan kurtulmak için Allah’a sığınırız. Dua edip, Kur’an-ı Kerim’deki surelerden okuruz. Kur’an-ı Kerim bize hayatımız boyunca rehberlik etmesi için gönderilmiştir. Karşılaştığımız her olayda, ne yapmamız gerektiği konusunda bize yol gösterir. Elbet ki hastalandığımızda da Kur’an-ı Kerim bize yardım eden ayetler barındırır. Peygamber efendimiz ; “İki şifa vardır. Bunun birisi baldır, diğeri Kur’an-ı Kerim’dir.” Ibn mâce, Tıp, 7 buyurmuştur. Kur’an-ı Kerim tamamıyla şifadır. Ama özellikle sağlık için okunan Şifa ayetleri vardır. Hastayken, yorgunken, ameliyata girmeden önce ve çıktıktan sonra, ateşli hastaya, açık yaralara… Kısacası rahatsızlıkların her türlüsü için okuyabiliriz bu ayetleri. Peki bu ayetler nelerdir? Kaç tanedir ve Kur’an-ı Kerim’de hangi surelerde bulabiliriz? Kur’an-ı Kerim’de toplam 6 tane şifa ayeti bulunmaktadır. 1- Tevbe Suresi 14. Ayet قا تلو هم يعذ بهم الله با يد ىكم ويخز هم و ينصر كم عليهم و يشف صد و ر قو م مؤ منين “Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onlara azap tattırsın, utanca boğsun, yardımıyla sizi onlara üstün kılsın ve inanmış bir toplumun yüreğine su serpsin” 2- YUNUS Suresi 57. Ayet يا ايها النا س قد جاءتكم موعظة من ربكم وشفا ء لما ف الصد و ر وهدى ورحمة للمؤ منين “Ey insanlar, işte size Rabbinizden bir öğüt ve gönüller derdine bir şifa, ve müminler için bir hidayet ve rahmet geldi. 3- NAHL Suresi 69. Ayet ثم كلى من كل الثمرات فا سلكى سبل ربك ذللا يخرج من بطو نها شراب مختلف الوا نه فيه شفا ء للنا س ان فى ذ لك لا ية لقوم يتفكرون “Sonra meyvaların hepsinden ye de, Rabbinin kolaylaştırdığı yollara koyul; içlerinden, renkleri çeşitli bir içecek çıkar ki, onda insanlara bir şifa vardır. Kuşkusuz bunda, düşünecek bir toplum için elbet bir delil vardır. 4- İSRA Suresi 82. Ayet وننزل من القران ما هو شفاء ورحمة للمؤمنين ولايزيد الظالمين الاخسارا “Biz de Kur’an’dan yavaş yavaş, azar azar öylesini indiririz ki, mü’minler için o bir şifa ve bir rahmettir, zalimlerin ise ancak zararını arttırır. 5- ŞUARA Suresi 80. Ayet واذا مرضت فهويشفين “Hastalandığım zamanda da o beni iyileştirir.” 6- FUSSİLET Suresi 44. Ayet ولوجعلناه قرانااعجميالقالوالولافصلت اياته ءاعجمى وعربى قل هوللذين امنواهدىوشفا والذين لايؤمنون فى اذانهم وقروهوعليهم عمى اولئك ينادون من مكان بعيد “Ve eğer biz, onu Arapça olmayan bir Kur’an yapsa idik, diyecekler idi ki Ayetleri iyice açıklansaydı ya! Arap’a Arapça olmayan bir kitap mı’ De ki O, inananlar için hidayet ve şifadır. İnanmayanların ise kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onlara karşı körlüktür, onlara uzak bir yerden haykırılır. لِّلَّذِينَ أَحْسَنُواْ الْحُسْنَى وَزِيَادَةٌ وَلاَ يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلاَ ذِلَّةٌ أُوْلَئِكَ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ Lillezîne ahsenûl husnâ ve zîyâdetun, ve lâ yerheku vucûhehum katerun ve lâ zilletun, ulâike ashâbul cenneti, hum fîhâ hâlidûnhâlidûne. li ellezîne için, o kimseler onlar için ahsenû ahsen, en güzel el husnâ husna, güzel olan ve zîyâdetun ve onun ziyadesi, daha fazlası ve lâ yerheku ve kaplamaz, bürümez vucûhe-hum onların yüzlerine katerun ne bir karartı, korku, keder, sıkıntı ve lâ zilletun ve ne de bir zillet, hakirlik, küçük düşme yoktur ulâike işte onlar ashâbu el cenneti cennet halkı hum onlar fî-hâ orada hâlidûne ebedî, sonsuz, devamlı kalacak olanlar Abdulbaki Gölpınarlı İyilik edenleri iyilikle mükâfatlandırırız, daha da fazlasını veririz ve yüzleri kararmaz, zillete düşmez onlar. Onlardır cennet ehli, orada ebedî kalırlar. Abdullah Aydın İyi iş, güzel amel yapanlara daima daha iyi mükâfat cennet ve üstünü Allah'ın cemâlini görme bahtiyarlığı verilir. Onların yüzleri ne karanr, ne de kızarır. İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalacaklardır. Abdullah Parlıyan İyi ve yararlı işler yapmakta devamlı ve kararlı olanlara, karşılık olarak daha iyisi ve ondan da fazlası vardır. Kıyamet gününde onların yüzlerini, ne bir kararma, ne de aşağılık ve horluk kaplayacaktır. İşte bunlardır cennetlikler, orada ebedî kalacaklardır. Adem Uğur Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz kara leke bulaşır ne de bir horluk gelir. İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır. Ahmed Hulusi İhsan ehline, daha güzeli ve fazlası vardır. . . Onların vechlerini yüzlerini - şuurlarını ne kara toz zerresi bencillik, ne de hakikatlerinden ayrı düşmenin getirisi olan zillet kaplar. . . Onlar sonsuza dek cennet ehlidirler! Ahmet Davudoğlu îmân etmek suretiyle güzel ameller işleyenlere cennet ve bir de ziyade vardır. Bu ziyade Allah'ı görmeleridir. Onların yüzlerine ne bir toz lekesi bulaşır, ne de bir zillet!... İşte bunlar cennetliklerdir, orada ebedî kalıcılardır. Ahmet Tekin İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderlere, idarecilere, askerî erkâna ve müslümanlara, devlet nimeti, daha güzel mükâfat var. Fazlası da, cemâl-i ilâhîyi görme de var. Yüzlerine ne siyah toz lekeleri bulaşır, ne de onlarda, zillet emaresi görürsün. Onlar cennet ehlidirler. Orada ebedî yaşarlar. Ahmet Varol İyilik edenlere daha iyisi ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karalık ne de aşağılık bürür. İşte bunlar cennetliktirler. Orada sürekli kalıcıdırlar. Ali Arslan Güzel davrananlara en güzel mükâfat, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz karalık ve ne de bir horluk bulaşır. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır. Ali Bulaç Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır. Ali Fikri Yavuz İman edip güzel bir amel işleyenlere cennet ve bir de Allah’ın Cemalini görmek var. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır, ne de bir zillet... İşte bunlar cennetliktirler, kendileri orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Ali Ünal Allah’ın kendilerini gördüğünün şuuru içinde sürekli iyilik duygusuyla davranan ve güzel işler yapanlar için davranışlarına terettüp eden mükâfatların en güzeli ve bir de tahmin edemeyeceğiniz fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de yüzlerini aşağıya eğdirecek bir zillete maruz kalırlar. Onlar, Cennet’in yârânı ve yoldaşlarıdırlar; orada daimî kalacaklardır. Arif Pamuk İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlası ile karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır. Bahaeddin Sağlam Güzellikle iş yapanlara, güzel olan cennet ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne toz duman, ne de zillet bürümez. Onlar cennete lâyıktırlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. Bayraktar Bayraklı Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de daha fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara leke bulaşır ne de bir zillet. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar, orada süreli kalacaklardır. Bekir Sadak Iyi davrananlara; daima daha iyisi ve ustunu verilir. Onlarin yuzlerine ne bir karalik, ne de zillet bulasir. Iste onlar cennetliklerdir, orada temelli kalirlar. Celal Yıldırım İyi-yararlı güzel amelde bulunanlara daha iyisi ve güzeli, bir de fazlası vardır. Yüzlerini ne bir toz duman, ne de aşağılık ve horluk kaplar. İşte onlar Cennet yaranıdırlar. Orada devamlı kalıcılardır onlar. Cemal Külünkoğlu Dünyada iyilik edenlere ve iyi davrananlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne kara leke ve ne de horlanmışlık kaplar. İşte onlar cennet halkıdırlar, onlar orada ebedi kalacaklardır. Diyanet İşleri eski İyi davrananlara; daima daha iyisi ve üstünü verilir. Onların yüzlerine ne bir karalık, ne de zillet bulaşır. İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalırlar. Diyanet Vakfi Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz kara leke bulaşır ne de bir horluk gelir. İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır. Edip Yüksel Güzel davrananlara daha fazlası vardır. Yüzlerini ne bir yoksunluk ne de bir aşağılanma duygusu kaplar. Onlar bahçe halkıdır. Orada ebedî kalıcıdırlar. Elmalılı Hamdi Yazır Hasenât yapanlara husnâ bir de ziyade var, ve yüzlerine ne bir kara bulaşır ne zillet, onlar eshabı Cennet hep orada muhalleddirler Erhan Aktaş İyi ve güzel davrananlar için daha güzeli ve fazlası var. Onların, yüzleri ne kararır ne de hor görülmekten kızarır. Onlar, Cennet halkıdır. Orada sürekli kalıcıdırlar. Gültekin Onan Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir illet. İşte onlar cennetin halkıdırlar orada süresiz kalacaklardır. Hakkı Yılmaz Güzellik yapan kişiler için daha güzeli ve fazlası vardır. Yüzlerine kara bulaşmaz, aşağılık, aşağılanma da. İşte bunlar, cennet ashâbıdırlar. Onlar, orada sonsuz olarak kalıcıdırlar. Harun Yıldırım İhsanda bulunanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet. İşte onlar cennetin halkıdırlar; orada daimidirler. Hasan Basri Çantay İyi iş, güzel amel yapanlara ihsân» mertebesine erenlere daha güzel iyilik, bir de ziyâde vardır. Onların yüzlerine ne bir toz karalık bulaşır, ne de bir horluk kaplar. Onlar cennetin yaranıdırlar ki kendileri onun için ebedî kalıcıdırlar. Hasan Tahsin Feyizli İyilik ve iyi hareket yapanlara, daha güzeli ve bir de ziyadesi vardır. Onların yüzlerini kendilerini mahcup edecek ne bir toz, ne de bir hakirlik kaplamaz. İşte onlar cennet ehlidirler ki, kendileri orada ebedî kalacaklardır. Hayrat Neşriyat Îmân edip güzel amel işleyenlere daha güzel karşılık olarak Cennet, bir deziyâde Allah’ın cemâline mazhar olmak vardır! Ve onların yüzlerine ne bir karalık bulaşır, ne de bir aşağılık! İşte onlar Cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay İyi davrananlara, daima daha iyisi ve üstünü verilir. Onların yüzlerine ne bir karanlık, ne de zillet bulaşır. İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalırlar. Hüseyin Kaleli “İyilik, güzellik yapanlara daha iyisi, daha güzeli ve bir de ziyadesi vardır. Onların yüzlerini bir toz ve bir zillet de kaplamaz. İşte bunlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalıcılardır.” İbni Kesir Güzel davrananlara daha güzeli ve fazlası var. Onların yüzleri ne kararır ne de zilletten kızarır. Onlar cennetin yaranıdırlar. Orada temelli kalacaklardır. İskender Evrenosoğlu Onlar için Ahsenül hüsna Allah'ın Zat'ına ulaşmak ve ziyadesi daha fazlası, Allah'ın cemalini görmek vardır. Onların yüzlerini bir keder kaplamaz ve bir zillet küçük düşme, hakirlik yoktur. İşte onlar, cennet halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır. İsmail Mutlu, Şaban Döğen İyilik yapan ve iyi kullukta bulunanlara, yaptıklarının daha güzeliyle karşılık ve fazladan mükafat vardır. Kıyamet günüde onların yüzüne ne bir toz konar, nede bir zillet kaplar. İşte onlar Cennet ehlidir, orada ebedi olarak kalacaklardır. Kadri Çelik Güzellik yapanlara mükâfatların en güzeli ve hak ettiğinden fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir karalık, ne de zillet bulaşır. İşte onlar cennet ehlidir. Onlar onda temelli kalıcılardır. Mehmet Ali Eroğlu Üstünlük, iyilik yapanları iyilikle mükafatlandırırız ve daha fazlası verilir Seviyesi düşmez yüzleri kararmaz. Onlar cennet ehlidir. Orada ebedidirler Mehmet Okuyan Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine herhangi bir toz leke ve aşağılanma bulaşmaz. İşte onlar cennet halkıdır; orada ebedî kalacaklardır. Muhammed Celal Şems İyi işler yapanların karşılıkları, çok güzel olacaktır. Buna ilaveten daha nice güzel nimetler de onlara verilecektir. Onların yüzlerine ne bir kara leke, ne de zillet bulaşır. Cennetlik olanlar da, işte bunlardır. Orada ebediyen kalacaklar. Muhammed Esed İyi ve yararlı işler yapmakta sebatlı olanları karşılık olarak daha iyisi ve ondan da fazlası beklemektedir. Kıyamet Günü'nde onların yüzlerini ne bir kararma, ne de bir aşağılanma gölgelemeyecektir İşte bunlardır cennetlikler; orada ebedi kalacak olanlar. Mustafa Çevik Allah’ın rızasına uygun yaşama gayretiyle dünya hayatlarını tamamlayanlar, yaptıklarının çok daha fazlası ile ödüllendirilecekler, Hesap Günü de yüzleri ağararacak, başları önce eğilmeyecek. Mustafa İslamoğlu İyi ve yararlı davranmakta sebat gösterenlere karşılık olarak ondan daha iyisi ve kat kat fazlası var. Dahası o gün onların ne yüzleri kara çıkar, ne de onursuzluktan başları eğilir işte bunlar Cennet'in sakinleridir; orada yerleşip kalmak üzre girerler. Nedim Yılmaz İyi amel işleyenlere daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzünü ne bir toz kaplar, ne de horluk. İşte onlar cennet ehlidir. Orada sürekli olarak kalacaklardır. Ömer Nasuhi Bilmen İhsanda bulunanlar için güzellik ve bir ziyâdelik vardır ve onların yüzlerini ne karalık ve ne de bir alçaklık kaplamaz. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar orada ebedîyyen kalıcılardır. Ömer Öngüt Güzel amellerde bulunanlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de zillet. İşte onlar cennetliklerdir, orada ebedî kalacaklardır. Ömer Rıza Doğrul İyilik edenlere yaptıkları iyiliğin karşılığıyla ve daha fazlasıyla mükâfat vardır. Onların yüzü kararmaz yüzlerini zillet kaplamaz. Bunlar cennetliktirler ve orada daim kalacaklardır. Şaban Piriş İyi davrananlara, daha iyisi ve bir fazlası vardır. Onların yüzlerini karartı ve zillet bürümez. Onlar cennet dostlarıdır, onlar orada ebedidirler. Sadık Türkmen Güzel davranan kimselere daha güzel bir karşılık ve daha da fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara leke ve ne de bir zillet/horluk bulaşır. İşte onlar cennet halkıdır. Orada sürekli kalıcıdırlar! Seyyid Kutub Dünyada iyi işler yapanlara daha iyi bir karşılık ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne kara leke ve ne de horlanmışlık kaplar. Onlar cennetliklerdir, orada ebedi olarak kalacaklardır. Suat Yıldırım İyi ve güzel davranışlarda bulunanlara en güzel mükâfat yani cennet ile daha da fazlası olarak Allah’ın cemalini görmek var. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır, ne de bir zillet! İşte onlar cennetliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. Süleyman Ateş Güzel davrananlara daha güzel karşılık ve fazlası var. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de horluk. İşte onlar cennet halkıdır, orada ebedi kalacaklardır. Süleymaniye Vakfı Güzel davrananlara da daha güzeli ve fazlası vardır. Yüzleri ne kararacak ne de kızaracaktır. İşte bunlar cennet ahalisidir; onlar orada ölümsüzdürler. Talat Koçyiğit İyi iş yapanlara mükâfat olarak daha iyisi ve bir de “ziyade” vardır. Onların yüzlerine ne toz bulaşır, ne de zillet.. İşte asıl cennet ehli bunlardır. Ve orada daimîdirler. Tefhim-ul Kuran Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; onda ebedi olarak kalacaklardır. Ümit Şimşek İyilik yapanlara ödülün en güzeli, bir de onun ziyadesi vardır. Onların yüzüne ne bir toz konar, ne zillet bulaşır. Onlar Cennet ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır. Yaşar Nuri Öztürk Güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik var. Dahası da var. Onların yüzlerine kara da bulaşmaz, zillet de... Cennetin dostlarıdır onlar; sürekli kalıcıdırlar orada. En üste taşıEn alta taşıBu yazarın mealini okumaya devam et Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz. ❬ Önceki Sonraki ❭ Your browser doesn’t support HTML5 audio ۞ لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ ٱلْحُسْنَىٰ وَزِيَادَةٌ ۖ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ Lillezîne ahsenûl husnâ ve zîyâdehzîyâdetun, ve lâ yerheku vucûhehum katerun ve lâ zillehzilletun, ulâike ashâbul cennehcenneti, hum fîhâ hâlidûnhâlidûne. Güzel iş yapanlara karşılık olarak daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır. Türkçesi Kökü Arapçası kimselere vardır لِلَّذِينَ iyilik edenlere ح س ن أَحْسَنُوا daha iyisi ح س ن الْحُسْنَىٰ ve fazlası ز ي د وَزِيَادَةٌ وَلَا bürümez ر ه ق يَرْهَقُ onların yüzlerini و ج ه وُجُوهَهُمْ karalık ق ت ر قَتَرٌ وَلَا ve aşağılık ذ ل ل ذِلَّةٌ işte bunlar أُولَٰئِكَ ehlidirler ص ح ب أَصْحَابُ cennet ج ن ن الْجَنَّةِ onlar هُمْ orada فِيهَا sürekli kalıcıdırlar خ ل د خَالِدُونَ Diyanet İşleri Başkanlığı Güzel iş yapanlara karşılık olarak daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır. Diyanet Vakfı Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz kara leke bulaşır ne de bir horluk gelir. İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş İyi işler yapanlara daha güzeli; bir de fazlası var; yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de aşağılık. Onlar cennet ehli, hep orada ebedi kalacaklardır. Elmalılı Hamdi Yazır İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır. Ali Fikri Yavuz İman edip güzel bir amel işleyenlere cennet ve bir de Allah’ın Cemalini görmek var. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır, ne de bir zillet... İşte bunlar cennetliktirler, kendileri orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Hasenât yapanlara husnâ bir de ziyade var, ve yüzlerine ne bir kara bulaşır ne zillet, onlar eshabı Cennet hep orada muhalleddirler Fizilal-il Kuran Dünyada iyi işler yapanlara daha iyi bir karşılık ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne kara leke ve ne de horlanmışlık kaplar. Onlar cennetliklerdir, orada ebedi olarak kalacaklardır. Hasan Basri Çantay İyi iş, güzel amel yapanlara ihsân» mertebesine erenlere daha güzel iyilik, bir de ziyâde vardır. Onların yüzlerine ne bir toz karalık bulaşır, ne de bir horluk kaplar. Onlar cennetin yaranıdırlar ki kendileri onun için ebedî kalıcıdırlar. İbni Kesir Güzel davrananlara daha güzeli ve fazlası var. Onların yüzleri ne kararır ne de zilletten kızarır. Onlar cennetin yaranıdırlar. Orada temelli kalacaklardır. Ömer Nasuhi Bilmen İhsanda bulunanlar için güzellik ve bir ziyâdelik vardır ve onların yüzlerini ne karalık ve ne de bir alçaklık kaplamaz. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar orada ebedîyyen kalıcılardır. Tefhim-ul Kuran Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; onda ebedi olarak kalacaklardır. TEFSİR Yaptığı işi iyi, güzel ve kaliteli yapanlar dünya hayatında da başarılı olurlar. Kendilerine değer verilir, yaptıkları takdir edilir, eğer ticâretle uğraşıyorlarsa bol kazanç elde ederler. Güzel bir kulluk hayatı, haram ve helâl hassâsiyeti insanın dünyada da mutlu ve huzurlu bir hayat sürmesine yardımcı olur. Âhirette ise Cenâb-ı Hak, imanla birlikte yaptığını güzel yapanlara mükâfâtın en güzelini verecek ve zamanla bu mükâfâtı daha da artıracaktır. Mükâfatlar sonsuza değin artarak devam Resûlü âyette geçen اَلْحُسْنٰى hüsnâyı cennet, زِيَادَةٌ ziyâdeyi ise Allah’ı görmek olarak şöyle tefsir etmiştir“Cennetlikler cennete girdikten sonra, şanı yüce ve mübârek olan Allah şöyle buyuracak Size daha fazlasını vermemi istediği­niz bir şey var mı?» Onlar Yüzlerimizi ağartmadın mı, bizi cennete koyma­dın mı, cehennem ateşinden korumadın mı?» diyecekler. Bunun üzerine yü­ce Allah hicabı açacak. Onlara aziz ve celil olan Rabblerine bakmaktan daha çok sevdikleri bir şey verilmiş olmayacaktır.” Bir rivayete göre Efendimiz bu açıklamadan sonra “İyi ve güzel işler yapan mü’minlere mükâfatların en güzeli ve bir de tahmin edemeyeceğiniz fazlası vardır” Tevbe 9/26 âyetini okumuştur. Müslim, İman 297, 298; Tirmizî, Cennet 16Cennetliklerin yüzleri aydınlık ve parlak olacak; onlar herhangi bir zillet ve aşağılık hissi içinde olmayacaklardır. Akıbetlerinden emin, huzurlu ve rahat bir halde bulunacaklardır. Dünyada günah fiiller işlediklerinden ötürü cehenneme girecek olanları ise mahşerde müthiş bir zillet, bayağılık ve perişanlık kaplayacaktır. Yaptıklarına duydukları pişmanlığın derin izleri yüzlerine yansıyacaktır. Onları Allah’ın azabından hiç kimse kurtaramayacaktır. Yüzleri ise karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibi simsiyah olacaktır. Bu hususu izah eden diğer âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur“O kıyâmet gününde bir kısım yüzler pırıl pırıl parlayacak; bir kısım yüzler de kederden simsiyah kesilecektir. Yüzleri simsiyah olanlara İmanınızdan sonra tekrar küfre sapmıştınız, değil mi? O halde küfür üzere yürüyüp durmanız sebebiyle tadın bakalım bu azabı!» denilecek. Yüzleri pırıl pırıl olanlara gelince, onlar hep Allah’ın rahmetinin tecelli ettiği cennette olacak ve orada ebedî kalacaklardır.” Âl-i İmrân 3/106-107“Yüzler vardır o gün pırıl pırıldır. Güleçtir, sevinçlidir. Kimi yüzler de o gün toza toprağa bulanmıştır. Onları karanlık bürümüştür. Onlar Allah’ın sınırlarını aşıp günaha dadanmış kâfirlerdir.” Abese 80/38-42Bunlardan sonra söz müşriklere intikal ettirilerek, dehşetli mahşer meydanından şirkin asılsızlığını belgeleyen acı bir manzara takdim ediliyor Kaynak Ömer Çelik Tefsiri Meal Ayet Arapça لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا الْحُسْنٰى وَزِيَادَةٌۜ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ Türkçe Okunuşu * Lilleżîne ahsenû-lhusnâ veziyâdetuns velâ yerheku vucûhehum katerun velâ żilletunc ulâ-ike as-hâbu-lcenneti hum fîhâ ḣâlidûne 1. Ömer Çelik Meali İyi ve güzel işler yapan mü’minlere mükâfatların en güzeli ve bir de tahmin edemeyeceğiniz fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir karalık bulaşır, ne de yüzlerini aşağıya eğdirecek bir zillete maruz kalırlar! Onlar cennetin yârân ve yoldaşlarıdırlar; orada ebedî kalacaklardır. 2. Diyanet Vakfı Meali Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz kara leke bulaşır ne de bir horluk gelir. İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır. 3. Diyanet İşleri Eski Meali İyi davrananlara; daima daha iyisi ve üstünü verilir. Onların yüzlerine ne bir karalık, ne de zillet bulaşır. İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalırlar. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali Güzel iş yapanlara karşılık olarak daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır. 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır. 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali Hasenât yapanlara husnâ bir de ziyade var, ve yüzlerine ne bir kara bulaşır ne zillet, onlar eshabı Cennet hep orada muhalleddirler 7. Hasan Basri Çantay Meali İyi iş, güzel amel yapanlara ihsân» mertebesine erenlere daha güzel iyilik, bir de ziyâde vardır. Onların yüzlerine ne bir toz karalık bulaşır, ne de bir horluk kaplar. Onlar cennetin yaranıdırlar ki kendileri onun için ebedî kalıcıdırlar. 8. Hayrat Neşriyat Meali Îmân edip güzel amel işleyenlere daha güzel karşılık olarak Cennet, bir deziyâde Allah'ın cemâline mazhar olmak vardır! Ve onların yüzlerine ne bir karalık bulaşır, ne de bir aşağılık! İşte onlar Cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar. 9. Ali Fikri Yavuz Meali İman edip güzel bir amel işleyenlere cennet ve bir de Allah'ın Cemalini görmek var. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır, ne de bir zillet... İşte bunlar cennetliktirler, kendileri orada ebedî olarak kalıcıdırlar. 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali İhsanda bulunanlar için güzellik ve bir ziyâdelik vardır ve onların yüzlerini ne karalık ve ne de bir alçaklık kaplamaz. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar orada ebedîyyen kalıcılardır. 11. Ümit Şimşek Meali İyilik yapanlara ödülün en güzeli, bir de onun ziyadesi vardır. Onların yüzüne ne bir toz konar, ne zillet bulaşır. Onlar Cennet ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır. 12. Yusuf Ali English Meali To those who do right is a goodly reward- Yea, more than in measure! No darkness nor shame shall cover their faces! they are companions of the garden; they will abide therein for aye! Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Yunus Sûresi 26. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.

yunus suresi 26 ayet ne için okunur