🌃 Hz Muhammed Hz Ali Ile Ilgili Hadisleri

12 May 2010. #1. Peygamber Efendimizin Türkler Hakkındaki Hadisleri. Peygamberimizin S.A.V. in Türklerle İlgili Hadisleri. Bana benden önce hiç bir Peygambere verilmeyen 5 şey verilmiştir. ( bunlardan biride) benim bütün kırmızı ve siyah kavime Peygamber olarak gönderilmemdir ( Ebi Zer-Ğıfari ) Büyük çarpışmada (Malazgirt Muhammed(sav) Hz. Muhammed / Peygamberliği / Prof. Dr. Ali Akyüz. . Hz. Peygamber'i tanımak; O'nu kabullenmek, yakınlık hissetmek, örnek almak ve sevmek için vazgeçilmez bir esastır. Tanımadan ne iman etmek, ne sevmek ne de örneklemek söz konusu olur. Tebliğin baş köşesine seçtiğimiz kelam-ı.. Bu hadis Rasulullah (s.a.v.) ile Hz. Ali (ra) arasındaki maddi ve manevi münasebetlerin çokluğunu ve derecesini, aynı zamanda Hz. Ali (ra)’nin faziletini gayet veciz bir şekilde ifade etmektedir. Bu münasebetleri kısaca şöyle özetlemek mümkündür: Bilindiği gibi Hz. Ali (ra), Peygamberin (sav) amcası Ebu Talib’in oğludur. Anasayfa > İslami Bilgiler > Hz.Muhammed (sav) > Hz.Muhammedin hadisleri > Ali (r.a) ile ilgili hadisler Konusu ' Hz.Muhammedin hadisleri ' forumundadır ve Eylül tarafından 18 Eylül 2013 başlatılmıştır. PeygamberEfendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'in Nur suresi hakkındaki hadisleri nelerdir? İşte Nur Suresi İle İlgili Hadisler. Ravi, babası, dedesi tarikiyle rivayet ediyor: Kendisine Mersed İbnu Ebi Mersed denen bir zat (ra) vardı. Mekke'den Medine'ye esir taşırdı. Mekke'de Anak adında fahişe bir kadın bu adamın dostu idi. Mekkeli esirlerden birine, kendisini götürmeyi vaşlardakahramanlığı ile tanınan yine Hz. Ali’dir. Hz. Muhammed’in Medine’de muhacirler ve ensar arasında kurduğu kardeşlik sırasında Hz. Ali’yi kardeş olarak seçmesi, onu kızı Fatıma ile ev-lendirmesi, inanmayanlara ikaz mahi-yetindeki Tevbe suresinin okunmasında Hz. Ali’yi görevlendirmesi, Hz. Peygam- Buyüzden de Tolstoy'un Hz. Muhammed'in hadislerinden derlediği kitapçığını KGB gibi Rus istihbarat birimleri gizli tutmaya, unutturmaya ve basılmasını engellemeye çalışıyorlardı. Tolstoy, bu risale (kitapçık) ile Rus okurlarını Hz. Muhammed'in hadisleriyle tanıştırmıştır. uSFN. Peygamber Efendimizin Hz. Ali ile ilgili hadis-i Ali radıyallahu anh hiçbir zaman putlara, taşlara, ağaçlara secde ve ibadet etmemiş, onları tavaf etmemiş ve şeytanın yoluna gitmemiştir. İlk Müslümanlardandır. HZ. ALİ HAKKINDA HADİSLER Enes bin Mâlik radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah Efendimiz, pazartesi günü Peygamber olarak gönderildi. Salı günü O ve Ali namaz kıldılar.” Tirmizî, Menâkıb, 20/3728 Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular “Ey Ali! Sen bana Harun’un Musa’ya olan mevkiindedir. O kadar var ki benden sonra hiçbir peygamber yoktur.” Esmâ “Kardeşlerimin en hayırlısı Ali’dir. Amcalarımın da en hayırlısı Hamza’dır.” Abbas bin Rebia “Cenâb-ı Allah, Hazret-i İbrahim’i dost edindiği gibi beni de dost cennette benim köşkümle İbrahim’in köşkü karşı karşıyadır. Ebû Talib’in oğlu Ali’nin köşkü ise, İbrahim’in köşkü ile benim köşküm arasındadır. Ey iki dost arasında bulunan sevgili.” Huzeyfe radıyallahu anh “Ali ilmin kapısıdır ve benden sonra, Allah’tan getirdiğimi ümmetime beyan Onu sevmek imandır, ama buğz etmek nifakdır. Ve kendisine bakmak şefkattir.” Ebû Zer “Ey Ali! Cenazemi sen yıkayacaksın, borcumu ödeyeceksin, mezarıma beni koyup sen örteceksin. Zimmetimi sen îfâ edeceksin ve sen dünya ve ahirette sancağımın sahibisin.” Ebû Said a. Gerçekten bu bana ilk iman edendir ve o kıyamet gününde evvela benimle musafaha edendir. O Sıddık-ı Ekberdir. Şu da ümmetimin Faruk’udur. Hak ile batılın arasını ayırır. Bu ise Hazret-i Ali mü’minlerin reisidir.” Selman’dan radıyallahu anh “Nefsim, kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ben Kur’an’ın indirilişi üzerine müşriklerle savaşdığım gibi içinizde bir adam da benden sonra Kur’an’ın te’vili üzerinde insanlarla çarpışacaktır.” İnsanlar Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığına şehâdet edecekler de onları öldürmek insanlara büyük bir hadise olacaktır. Hatta Allah Teâlâ’nın velîsini Hazret-i Ali’yi süngüleyecekler ve Musa geminin Hızır aleyhisselam tarafından delinme işine, çocuğun öldürülme işine ve duvarın düzeltilme işine kızdığı gibi onun yaptığı işe kızacaklardır. Bunların hepsi Allah Teâlâ’nın rızasıdır.” Ebû Zer’den radıyallahu anh Kaynak Sâdık Dânâ, İslam Kahramanları 1, Erkam Yayınları İslam ve İhsan KUR’AN AYETLERİNDE HZ. MEHDİ Hz. Mehdi ile ilgili Ayetler çok fazladır. Biz bir kısmını sizlere aktaralım “Müşrikler istemese de dini İslam’ı bütün dinlere üstün kıl­mak için Peygamberini hidayet ve hak dinle gönderen O’dur.” [1] Şeyh Sâduk, Ebu Bâsir’den şu hadisi rivâyet eder Hz. İmam Cafer es-Sâdık bu ayetle ilgili olarak şöyle buyurmuş­lardır “Allah’a and olsun ki, bu ayette zikredilen vaad henüz gerçekleş­miş değildir; Kâim kıyam edecek olan Hz. Mehdi zuhûr edince­ye kadar da bu gerçekleşmeyecektir. Kâim zuhûr ettiğinde, O’nun kıyam ve zuhûrundan rahatsızlık duymayacak olan hiçbir kâfir ve müşrik kalmayacaktır. Kâfir veya müşrik olan bir kimse, taşın içine de girecek olsa, o taş dile gelecek ve Ey mü’min! İçimde bir kâfir var, beni kır ve onu öldür!’ diyecektir.” [2] “Müşrikler istemese de dini İslam’ı bütün dinlere üstün kıl­mak İçin Peygamberini hidayet ve hak dinle gönderen O’dur.”[3] Büyük Şafiî âlimlerinden Allame Ebu Abdullah Muhammed b. Yûsuf Genci “el-Beyan fi-Ahbari Sâhibi’z-Zaman”’ adlı kitabının 103. sayfasında şöyle yazıyor “Said b. Cubeyr, bu ayetten Fâtımatü’z-Zehra’nın selâmullahi aleyha neslinden olan Hz. Mehdî’nin kastedildiğini söylemiştir.[4] Yine diğer bir Ehl-i Sünnet âlimi de bu ayeti tefsir ederken şöyle demiştir “Mehdi zuhûr edince bütün yeryüzünde yaşayanlar ya İslam di­nine girecek ya da cizye vermeyi kabul edecekler.”[5] “Ey iman edenler! İçinizden kim dinden dönerse, Allah onun yerine, kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği mü’minlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşıysa güçlü ve onurlu, Allah’ın yolunda cihad eden ve kınayıcınm kınamasından korkma­yan bir topluluk getirir…”[6] İbn-i Ebi Zeyneb en- Nu’manî olarak tanınan Muhammed b. İb­rahim, “Gaybet” adlı eserinde Süleyman b. Harun el-İclî’den şu hadisi rivâyet eder İmam Cafer es-Sâdık aleyhi’s-selâm bu ayetle ilgili olarak şöy­le buyurdular “Şüphesiz, Hz. Mehdî’nin bunu yapacak olan dost ve yardımcıları vardır; bütün insanlar ortadan kalkmış olsa bile, Al­lah Teâlâ O’nun yardımcılarını getirecektir. Bu ayette sözü edilen topluluk işte onlardır.” “… ve şüphesiz o Hz. Mehdî’nin kıyamı kıyametin yaklaş­tığını bildirir.”[7] Allame Hamzavî “Meşâriku’l-Envâr fi-Fevzi Ehli’l-İtibar” adlı kitabında şöyle yazıyor “Mukâtil b. Süleyman ve tefsir hususunda ona tâbi olan bir grup tefsir yazarları, bu ayetten âhir zamanda zuhûr edecek olan Mehdî’nin kastedildiği inancındadırlar.” Yine Ehl-i Sünnet’in geçmiş ve günümüz ulemâsından kalaba­lık bir grup, bu ayet-i kerimenin Hz. İmam Mehdi aleyhi’s-selâm hakkında olduğunu belirtmişlerdir. Bu cümleden aşağıda adı ge­çenleri sayabiliriz Kadı Beyzavî H. 585-691 “Envârü’t-Tenzif ’ adlı kitabında, Şafiî mezhebinden olan Ali b. Burhan el-Halebî “Sîretü’l-Halebiyye” adlı kitabının birinci cildinin 226. sayfasında Mısır bas., Muhammed b. Ali es-Sabban “İs’afü’r-Râğibîn” adlı kitabının 156. sayfasında ve İbn-i Hacer “es-Savâiku’l-Muhrika” adlı kitabının 96. sayfasında bu ayetin Hz. Mehdî’ye işaret ettiğini belirtmişlerdir. Yine, Zemahşerî “el-Keşşaf” adlı tefsirinde ve “Rûhu’l-Beyan” tefsirinin yazarı, mezkur tefsirinde bu ayeti tefsir ederken Hz. İsa’nın aleyhi’s-selâm, İmam’ın Hz. Mehdî’nin arkasında na­maz kılacağını belirtmişlerdir. Alûsî “Rûhu’l-Meanî” adlı tefsirinin 25. cildinin 95. sayfasında bu ayeti tefsir ederken şöyle diyor “Meşhur görüşe göre, İsa aleyhi’s-selâm Şam şehrinde halk sabah namazını kılmak isterken ine­cektir. Bu arada İmam Mehdi aleyhi’s-selâm geri çekilecek, fakat İsa O’nu öne geçirip arkasında namaz kılacaktır ve Senin için ka­met getirilmiştir’ diyecektir.” “… Onlar için dünyada aşağılanma ve zillet vardır…” [8] Hâfız Muhammed b. Cerir-î Taberi “Câmiü’l-Beyan” adlı tef­sirinin 1. cildinin 501. sayfasında bu ayetin tefsiri ile ilgili olarak aşağıdaki hadisi nakletmiştir “Onların Hıristiyanların aşağılanma ve zilleti, Mehdî’nin zuhûr ettiği zaman olacaktır. O, Konstantiniyye’yi fethedecek ve onları katledecektir. İşte onların dünyadaki aşağılanma ve zilleti budur.”[9] “Göklerde ve yerde ne varsa, isteyerek ve istemeyerek O’na teslim olmuştur.” [10] Ayaşî, kendi senediyle Rifaa b. Mûsâ’dan şöyle aktarır “İmam Sâdık aleyhi’s-selâm bu ayete istinad ederek şöyle bu­yurdular Hz. Mehdi kıyam ve zuhûr ettiğinde, La ilahe illallah, Muhammedun Resûlullah’ sesinin yükselmediği bir tek belde kalmayacak­tır” [11] Ayaşî, yine kendi senediyle İbn-i Bükeyr’den şöyle nakleder “Allah Teâlâ’nın, Göklerde ve yeryüzünde ne varsa, istese de istemese de O’na teslim olmuştur’ buyruğu hakkında İmam Mûsâ Kâzım’dan aleyhi’s-selâm sorduğumda şöyle buyurdular Bu ayet Hz. Mehdi hakkında nâzil olmuştur. Kıyam ettiğinde tüm yeryüzündeki Yahudiler, Hıristiyanlar, Sabiîler, zındıklar, mürtedler ve kâfirlere İslam’ı sunacaktır. Kendi rızasıyla Müslüman olanları namaz, zekât gibi bir Müslüman’a farz olan amelleri yapmaya mü­kellef kılacaktır; İslam’ı kabul etmeyenleriyse katledecektir. Artık yeryüzünde Allah birdir!’ demeyen kimse kalmayacaktır.” [12] Hanefî mezhebi ulemâsından olan Hâce Kelan Kunduzî “Yenâbiu’l-Mevedde” adlı eserinin 421. sayfasında şöyle yazıyor “Rifaa b. Mûsâ, mezkûr ayetle ilgili olarak, Hz. İmam Sâdık’ın aleyhi’s-selâm şöyle buyurduğunu rivâyet eder Hz. Mehdî’nin kıyam ettiği zamanda yeryüzünde Allah’ın birliğine La ilahe illal­lah ve Hz. Resûlullah’ın O’nun Peygamberi olduğuna Muhammedun Resûlullah şahadet getirme sesinin yükselmediği hiçbir bölge kalmayacaktır.”[13] “Ey iman edenler! Allah’a, Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin…”[14] Câbir b. Abdullah Ensârî şöyle der “Allah Hz. Peygamber’e, Ey iman edenler! Allah’a, Pey­gamber’e ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin’ ayetini nâzil buyurduğunda, Ya Resûlallah, Allah’ı ve Resûlünü tanıyoruz, ita­atinin Sana itaat demek olduğu o emir sahipleri kimlerdir peki?’ diye sordum. Resûlullah Onlar Benim halifelerim, Benden sonra Müslüman­ların İmamlarıdırlar ey Câbir!’ buyurarak şöyle eklediler Onların ilki Ali b. Ebu Tâlib’dir, sonra Hasan ile Hüseyin, ar­dından da Ali b. Hüseyin ve Tevrat’ta Bâkır adıyla tanınan Muhammed b. Ali gelir. Sen de onu göreceksin ey Câbir; onu gördüğün zaman kendisine Benim selamımı ilet. Onu, Ca’fer b. Muhammed Sâdık izler; ondan sonra da Mûsâ b. Ca’fer, Ali b. Mûsâ, Muham­med b. Ali, Ali b. Muhammed, Hasan b. Ali gelir ve onu da adı ve künyesi Benim adım ve künyem olan, Allah’ın yeryüzündeki son Hüccet’i ve kulları arasında bıraktığı son İmam, yani Hasan b. Ali’nin oğlu izler, Allah Teâlâ O’nun eliyle yeryüzünün doğusunu ve batısını fethedecektir. O, dostları ve sevenlerinden gizlenip Gaybet’e çekilecektir. Onun Gaybet’te bulunduğu dönemde, kalbi Al­lah Teala tarafından iman için denenip sınanmış ve bu sınavı yüz akıyla verebilmiş olan kimseden başkası O’nun imametine olan inancını sürdüremeyecektir.’” Câbir hadisin devamını şöyle anlatır “Ya Resûlallah! Sevenle­ri ve dostları O’nun Gaybet’te bulunduğu dönemde kendisinden faydalanabilecekler mi?” diye sordum. Resûlullah buyurdular ki “Beni peygamberlikle görevlendirene yemin olsun ki, evet; güneş bulutun ardında kalınca onun ışığından faydalanıldığı gibi, Gaybet çağında da insanlar O’nun velâyetinden faydalanacak ve O’nun ışı­ğıyla aydınlanacaklardır. Ey Câbir, bu, Allah’ın gizli sırlarından ve saklı ilimlerindendir, ehli olmayandan bu sırrı gizle!”[15] Ayrıca İmam Muhammed Bâkır’dan söz konusu ayetle ilgili ola­rak şöyle rivâyet edilir “Kastedilen, özellikle biziz; Allah Teâlâ insanların kıyamete ka­dar bize itaat etmesini emretmiştir.” [16] “…ve Biz yeryüzünde zayıf kılınanlara lutufta bulunmak, onları önderler ve mirasçılar kılmak istiyoruz…” [17] İbn-i Ebi’l-Hadid bu ayetle ilgili şöyle diyor “Bizim büyükler, bu ayetin, bütün ülkeleri fethedecek bir İmam’ın zuhûr edeceğinin vaadi olduğu görüşündedirler.” [18] “Ve bunu imameti insanlar Allah’a dönsün diye O’nun Hz. İbrahim’in ardında soyunda kalıcı bir kelime olarak kılıp bırak­tı ”[19] Ebu Hureyre’den şöyle nakledilir “Resûlullah’a sallallâhu aleyhi ve âlih, Ve bunu O’nun soyun­da kalıcı bir kelime kıldı’ ayeti hakkında sordum, şöyle buyurdular Allah Teâlâ, İmamları, Hüseyin’in soyunda bırakmıştır. İmam­lardan dokuzu O’nun soyundan gelecektir; bu ümmetin Mehdî’si de işte bunların arasındadır. Bütün hayatı Kâbe’nin rüknüyle Makam-ı’ İbrahim arasında geçen biri dahi Benim soyuma kin duyuyor ola­rak Allah Teâlâ’nın huzuruna çıkarsa ölürse, ateşe atılacaktır.’”[20] Sâbit-i Sumalî’den şöyle nakledilir “İmam Zeynelâbidîn aleyhi’s-selâm şöyle buyurdular “Allah’ın Kitabı’nda, Kan bağıyla akraba olanlar yekdiğerleri­ne nispetle evlâdırlar’ ayeti bizim hakkımızda nâzil olmuştur. Aynı şekilde, Ve bunu imameti insanlar Allah’a dönsünler diye O’nun Hz. İbrahim’in ardında soyunda kalıcı bir kelime olarak kılıp bıraktı’ ayeti de bizim hakkımızda inmiştir. Bu ayette geçen, imamet kıyamet gününe kadar Hz. Hüseyin’in aleyhi’s-selâm soyundadır ve bunlardan biri olan Gaybet’e çeki­lecek olan İmam’ın Hz. Mehdî’nin iki Gaybet’i olacaktır ki, biri diğerinden daha uzun sürecektir. Birincisi kısa süreli olacak; diğeri ise o kadar uzayacaktır ki, buna inananların çoğu bu inançlarından döneceklerdir; yakîni güçlü ve bilgisi doğru olan, kalbinde bizim rızamızdan başka hiçbir şey hissetmeyen ve biz Ehl-i Beyt’e tam bir teslimiyetle teslim olanlardan başka, imamete inanan kimse kalmayacaktır.’” [21] “… Açık ve gizli nimetlerini size tamamlamıştır…” [22] Şeyh Sâduk, Ebu Ahmed Muhammed b. Ezdî’den şu rivâyeti nakleder “Efendim İmam Mûsâ b. Ca’fer’e aleyhi’s-selâm, “… açık ve gizli nimetlerini size tamamladı…” ayetinin açıklamasını sordum, şöyle buyurdular “Zâhir ve açık nimet, zâhirde olan ve açıkça görebildiğiniz İmam’dır, gizli nimet de Gaybet’teki İmam’dır.’ Bunun üzerine kendisine, İmamlar arasında Gaybet’e çekile­cek olanı var mıdır’ diye sordum. Evet’ buyurdular, Kendisi Gaybet’te kalacak ve insanların gözünden gizlenecektir ama mü’minlerin kalplerinde sürekli anılacaktır, O bizim Ehl-i Beyt İmamla­rının on ikincimizdir. Allah Teâlâ bütün zorlukları O’na kolaylaş­tıracaktır, yeryüzünün hâzinelerini O’na âşikâr edecektir, her çeşit uzaklığı O’na yakın kılacaktır, zorba ve zâlim olan herkesi O’nun eliyle yok edecektir, O’nun elleriyle, tuğyan eden her şeytanı helak edecektir. Câriyelerin en iyisinin oğludur; O’nun, dünyaya gelişi gizli olacaktır, Allah Teâlâ O’nu âşikâr edinceye kadar adını anmak insanlara helal olmayacaktır, zuhûr edince zulüm ve kötülükle dolmuş bulunan yeryüzünü, adalet ve doğrulukla dolduracaktır.” “Onlar ki, eğer onlara yeryüzünde egemenlik verirsek nama­zı dosdoğru kılarlar, zekât verirler, ma’rufu emreder ve münkerden sakındırırlar. İşlerin sonu Allah’a aittir.” [23] Ebu’l-Carud, Hz. İmam Muhammed Bâkır’ın aleyhi’s-selâm şöyle buyurduğunu söyler “Bu ayet Hz. Mehdi ve ashabı hakkında nâzil olmuştur. Allah Teâlâ Onları yerin doğu ve batısına egemen kılacak, Onların eliyle dini âşikâr edecektir. O, zuhûr edince, artık zulüm ve sapıklıktan eser kalmayacaktır.” [24] Bu hadis ayrı bir rivayette Hz. İmam Muhammed Bâkır’dan aleyhi’s-selâm şöyle nakledilmiştir “Bu ayet, İmam Mehdî’ye kadar olan Âl-i Muhammed sallallâhu aleyhi ve âlih hakkında nâzil olmuştur. Allah Teâlâ, İmam Mehdi ve ashabını yerin doğu ve batısına egemen kılacaktır; dini kâmil edip O’nun eliyle bâtılı, bidatleri ve yanlışlıkları giderecek­tir. Nitekim daha önce cahiller hakkı yok etmişlerdi. O zuhûr edin­ce, artık zulümden eser kalmaz. O’nun yârânı iyiliği emreder ve kötülüklerden sakındırırlar.” [25] “De ki Hak geldi ve bâtıl zâil olup gitti…” [26] Bu ayet hususunda Hz. İmam Muhammed Bâkır aleyhi’s-selâm şöyle buyurmuşlardır “Kıyam edecek Mehdi zuhûr ettiği zaman tüm bâtılların hüküm­ranlığı yok olup gidecektir.” [27] “Bilin ki, şüphesiz Allah yeri öldükten sonra diriltir; Biz, akledesiniz diye sizlere ayetleri açıkladık.” [28] İbn-i Abbas bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir “Yani, Allah Teâlâ yeri öldükten sonra Âl-i Muhammed’in kı­yam edecek olanı ile ıslah edecektir.” Selâm b. Müstenir de, İmam Muhammed Bâkır’dan aleyhi’s selâm bu konuda şu hadisi rivâyet etmiştir, “Allah Teâlâ, kıyam edecek Mehdî’nin eliyle yeri diriltecektir. O, adalet üzere halkı yönetecektir. Böylece yeryüzü zulümle öldük­ten sonra, adaletle tekrar dirilecektir.” [29] “De ki Haber verin, eğer suyunuz yere batacak olursa, bu durumda kim size bir akarsu kaynağı getirebilir.” [30] Bu ayetle ilgili olarak Hz. Resûlullah Ammar Yâsir’e şöyle bu­yurmuştur “Ey Ammar, Allah, Hüseyin’in neslinden dokuz îmam getirece­ğini ahdetmiştir. O’nun dokuzuncu çocuğu Gaybet’e çekilecektir. İşte, Allah’ın buyruğu budur.” Sonra da anılan ayeti okudu. “Onun uzun bir Gaybet’i olacaktır ki, birtakım insanlar bu dönemde iman­larını kaybedecek, diğer bir grubu ise imanlarını koruyacaklardır. O, âhir zamanda çıkıp yeryüzünü adaletle dolduracaktır. O, Al­lah’ın kelamının tevili yorumu için savaşacak, nitekim ben Al­lah’ın kelamının tenzili nâzil oluşu için savaştım. Ey Ammar, O Benim ismimi taşıyacak ve halkın Bana en çok benzeyeni olacakır ” [31] Ebu Bâsir diyor ki “Hz. İmam Muhammed Bâkır aleyhi’s-selâm bu ayetle ilgili olarak, Bu ayet, Mehdi hakkında nâzil olmuştur; Allah Teâlâ şöy­le buyuruyor Eğer İmam’ınız Gaybet’e çekilir ve O’nun nerede olduğunu bilmezseniz, o zaman kim, size göğün ve yerin haberini getiren ve Allah’ın helal ve haramını açıklayan âşikâr bir İmam getirir.’ Henüz bu ayetin tevili gelmemiştir, kesinlikle gelecektir’ dedi.” [32] “Allah, içinizden iman edip sâlih amellerde bulunanlara vaad etmiştir ki; şüphesiz onlardan öncekileri nasıl güç ve iktidar sahibi kıldıysa, onları da yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevire­cektir…” [33] Ebu Bâsir, Hz. İmam Cafer es-Sâdık’ın aleyhi’s-selâm bu ayetle ilgili olarak şöyle buyurduğunu nakleder “Bu ayette İmam Mehdi ve ashabı kastedilmiştir.” [34] Ehl-i Beyt ekolünün büyük alim ve müfessirlerinden Merhum Şeyh Ebu Ali Fazl b. Hasan et-Tabersî, ünlü “Mecmâu’l-Beyan” adlı tefsirinde bu ayeti tefsir ederken Mikdad b. Esved’den şu ha­disi aktarır “Resûlullah şöyle buyurdu Yeryüzünde hiçbir çadır veya ev kalmaz, illa ki Allah izzetle veya zilletle İslam kelimesini Kelime-i Şehadeti ona sokar.” [35] Yine aynı tefsirde şöyle geçer “İbn-i Abbas, Mücahid ve Ehl-i Beyt’ten gelen rivâyetlerde bu ayetin Al-i Muhammed’in Mehdî’si hakkında nâzil olduğu belir­tilmiştir. Ayaşî, kendi senediyle Hz. İmam Ali b. Hüseyin’in Zeynelâbidîn aleyhi’s-selâm bu ayeti okuyup şöyle buyurduğunu nakleder Allah’a and olsun ki, onlar biz Ehl-i Beyt’in sevenle­ridir. Allah onlara bu imkânı bizden olan birinin eliyle ki O bu ümmetin vaad edilen Mehdî’sidir sağlayacaktır. İşte O’nun hak­kında Resûlullah da şöyle buyurmuştur Eğer dünyanın ömründen yalnızca bir gün kalmış olsa bile, Allah, o günü Benim üretimden birinin hâkimiyete kavuşması için uzatacaktır. O’nun ismi Benim ismim olacak, yeryüzünü zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi adalet ve eşitlikle dolduracaktır.’ Bunun benzeri rivâyetler, Hz. İmam Muhammed Bâkır ve İmam Ca’fer Sâdık’tan da aleyhi’s-selâm rivâyet edilmiştir.” [36] “And olsun, Kitap Ehli’nden, ölmeden önce O’na Hz. İsa’ya inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü O da onların aleyhine şahid olacaktır.”[37] Ali b. İbrahim, Şehr b. Havşeb’den şöyle rivâyet eder “Haccac bana Şehr b. Havşeb’e, Ey Şehr, Kur’an’da anla­yamadığım bir ayet var’ dedi. Hangi ayet olduğunu sorduğumda Nisa Sûresi’nin 159. ayeti yukarıdaki ayet olduğunu söyledi ve, Vallahi ben, Yahudiler ve Hıristiyanların kellelerini vurduruyorum ve bu sırada onlara dikkatle bakıyorum ama onların dudaklarının kıpırdadığını Hz. İsa’ya iman ettiklerini görmüyorum! Bu nasıl iştir?!’ dedi. Ben, Allah Teâlâ sizi ıslah etsin, o ayet sizin tevil ettiğiniz şe­kilde değildir’ dedim. Nasıl olduğunu sorması üzerine, şöyle açık­ladım Hz. İsa aleyhi’s-selâm kıyametten önce dünyaya inecektir. Böylece Yahudi ve Nasranîlerden, ölmeden önce Yani Hz. İsa öl­meden önce veya Yahudi ve Hıristiyanlardan herhangi biri ölme­den önce O’na inanmayan kimse kalmayacaktır. Hz. İsa aleyhi’sselâm Hz. Mehdî’nin arkasında namaz kılacaktır. Haccac, Neler söylüyorsun sen? Bunu nereden biliyorsun ki?’ diye sorunca, Bu hadistir’ dedim, Ben bu hadisi Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebu Tâlib’den duydum!’ Bunun üzerine, Vallahi tam kaynağın­dan duymuşsun!’ dedi.” [38] “And olsun, Biz, Zikir’den bütün semavî kitaplar veya Tev­rat sonra Zebur’da da, Hiç şüphesiz, sâlih kullarım yeryüzüne mi­rasçı olacaklardır’ diye yazdık.” [39] “Mecmâu’l-Beyan” tefsirinde bu ayetle ilgili olarak şöyle geçer “İmam Muhammed Bâkır aleyhi’s-selâm şöyle buyurdular Bunlar, âhir zamanda zuhûr edecek olan Mehdî’nin aleyhi’s-selâm ashabıdır.” [40] “Mecmâu’l-Beyan” tefsirinin yazarı sonra şöyle devam ediyor “Ehl-i Beyt ve Ehl-i Sünnet’in Hz. Resûlullah’tan naklettikleri, Eğer dünyanın ömründen bir gün kalsa bile, Allah o günü, Benim Ehl-i Beyt’imden sâlih bir kişiyi göndererek, yeryüzünü zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi adalet ve eşitlikle doldurmak üzere uzatır’ [41] şeklindeki hadisler de buna delâlet etmektedir.” [42] “Tefsiru’l-Kummî” ve “Tefsir-i Ali b. İbrahim”de de, bu ayet­te sözü geçen yeryüzüne mirasçı olacak olan sâlih kullardan, Hz. Mehdi ve ashabının kastedilmiş olduğu rivâyet edilmiştir.[43] Kaynak [1] Tevbe, 33. [2] Kemâlu’d-Din ve Tamamu’n-Ni’me, c. 2, s. 670. [3] Saf, 9. [4] İhkâku’l-Hak, c. 12, s. 175, 178, 179. [5] [6] Mâide, 54. [7] Zuhruf, 61 [8] Bakara, 114; Mâide,41. [9] İhkâku’l-Hak, s. 378. [10] Âl-i İmran, 83. [11] Tefsir-i Ayaşî, c. 1, s. 283. [12] Ayaşî, Tefsir, c. 1, s. 283. [13] Duhayyil, el-İmamu’l-Mehdî, s. 34. [14] Nisa, 59. [15] Kemâlu’d-Din ve Temamu’n-Ni’me, c. 1, s. 253. [16] Bu hususta çok rivâyet vardır; bkz Usûl-i Kâfi, c. 1, imamlara itaatin farz oluşu bâbı; Ayaşî Tefsiri, c. 1, s. 249; Sâfı Tefsiri, s. 123 ve diğer eserler. [17] Kasas, 5. [18] İhkâku’l-Hak, s. 378. [19] Zuhruf, 28. [20] es-Seyyid Haşim el-Behrani, el-Burhan fi-Tefsir’il-Kuran, Tahran c. 4, ilgili ayetin tefsirinde. [21] Kemâlu’d-Din ve Temamu’n-Ni’me c. 2, s. 323. [22] Lokman, 20 [23] Hac, 41. [24] Züheyrî, el-Mehdî, s. 163; Yenâbiu’l-Mevedde, s. 425, Duhayyil, el-Mehdî, s. 46-47. [25] Bihâru’l-Envâr, c. 51; İlzâmu’n-Nasib, s. 56. [26] İsra, 81. [27] Bihâru’l-Envâr’dan naklen Duhayyil, el-Mehdî, s. 44. [28] Hadîd, 17. [29] Şeyh Tûsî, Gaybet, s. 120; Duhayyil, el-Mehdî, s. 57. [30] Mülk, 30. [31] Kifâyetü’l-Eser, İlzâmu’n-Nasib, c. 1, s. 98. [32] Bihâru’l-Envâr, c. 51, s. 52, Hadis 27. [33] Nûr, 55. [34] Bihâru’l-Envâr, c. 51, s. 58, Hadis 50. [35] Mecmâu’l-Beyan, c. 4 s. 152. [36] Mecmâu’l-Beyan, c. 4 s. 152. [37] Nisa, 159. [38] Kummî Tefsiri, c. 1, s. 158. [39] Enbiyâ, 105. [40] s. 66-67 [41] Ebu Davud, Sünen, Kitab’ul MEHDÎ, 35/7, 4283. [42] s. 66-67. [43] Bihâru’l-Envâr, c. 51, s. 47; El-Mizan, c. 14, s. 337 Haberler Yaşam Aile Hayatı ve Evlilik İle İlgili Hadisler - Peygamberimiz Hz. Muhammed’in Aile Hayatı İle İlgisi Sözleri Hadisleri Resimli Giriş Tarihi 2040 Güncelleme Tarihi 2047 Aile hayatındaki ilişkilerin nasıl olması gerektiği ile ilgili hadis kaynaklarında önemli bilgiler yer almaktadır. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Allah'ın son elçisi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed aile hayatı ile ilgili hadisleri bu noktada büyük önem taşımaktadır. Uyarıcı ve yol gösterici aile hayatı ve evlilik ile ilgili hadisler birçok kişi tarafından araştırılır. Peygamberimiz Hz. Muhammed'in aile hayatı ve evlilik ile ilgili hadisler ve sözleri öğrenek bunları uygulamaya çalışmak isteyenler doğru yerdeler. Resimli aile hayatı ve evlilik hadisleri seçeneği ile yakınlarınız ile de paylaşabilirsiniz. ABONE OL Aile hayatında karşılıklı sevgi ve saygı büyük önem taşımaktadır. İslam dinindeki önemi de açıkça belirtilmiştir. Çeşitli hadis kaynaklarında aile hayatı ve evlilik ile ilgili önemli bilgiler yer almıştır. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Allah'ın son elçisi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed aile hayatı ile ilgili hadisleri ve sözleri birçok kişi tarafından araştırılır. Peygamber Efendimizi örnek almak için aile hayatı ve evlilik ile ilgili hadisler merak edilmektedir. Peygamberimiz Hz. Muhammed'in aile hayatı ile ilgili hadisler ve evlilik ile ilgili hadisler ile sözleri resimli ve yazılı olarak bu başlık altında yer alıyor. AİLE HAYATI VE EVLİLİK İLE İLGİLİ HADİSLER Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in aile hayatı ile ilgili hadisler ve sözleri oldukça önem taşımaktadır. Peygamberimizin bu konu hakkında yön verici ve uyarıcı en önemli hadislerini bir arada derledik. Resimli ve yazılı olarak aile hayatı, evlilik ile ilgili hadisler şöyle; "Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım." Tirmizî, Menâkıb, 63 "Dikkat edin! Sizin, hanımlarınızın üzerinde hakkınız vardır. Hanımlarınızın da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin hanımlarınız üzerindeki hakkınız, namuslarını muhafaza etmeleri ve hoşlanmadığınız kimselerin evinize girmesine izin vermemeleridir. Dikkat edin! Hanımlarınızın sizin üzerinizdeki hakkı ise onların giyim ve gıda ihtiyaçlarını güzelce karşılamanızdır." Tirmizî, Radâ', 11 "Kadınlar, erkeklerle birlikte bir bütünü tamamlayan diğer yarıdır." Ebû Dâvûd, Tahâret, 94 "Kadınlar hakkında Allah'tan korkun. Çünkü siz, onları Allah'ın emaneti olarak aldınız ve Allah'ın adıyla nikâh kıyıp onları kendinize helâl kıldınız." Müslim, Hac, 147

hz muhammed hz ali ile ilgili hadisleri